Yaş 3,5...

Emir & Elif  & Ömer
Yaş 3,5 Yolun neresi eder bilmem ama en tatlı yerindeyiz o kesin...

Ömer & Elif & Emir'im doğalı 3,5 yıl olmuş...

3 küçük melek doğalı, bir bedende 4 can için atan kalbimin; başka 3 bedende atmaya devamının, hayatın anlamının, zorluklarının, nimetlerinin tamamen değiştiği, eski benin bugün yolda görse bugünkü beni hiç anlayamayacağı 3,5 yıl geçmiş.
Onlardan önceki hayatım ile bugünkü hayatım arasındaki farkı düşünecek vakit bile yok :) Hatta öyle bir annelik ki yaşadığım; başıma gelenlere üzülmeye , düşünmeye vaktim kalmıyor, he depresyona girmek mi o zati büyük lüks ben adam gibi grip bile olamıyorum :)
Öyle öyle öyle tatlı oldular ki, öyle akıllı....
Bebeklik dönemimiz artık bitti. Karşımda artık 3 çocuk var, üç birey :) Üçünün de huyu suyu, sevdikleri, sevmedikleri farklı. Hele oğlanlar iki ayrı kutup. Elif Hanım prenses, annesinin yaka iğnesi. Ben varsam sürekli yanımda, kucağımda. Üstelik tut elinden çık devri aleme arkadaş olur sıkıntısı olmaz. Ömercik'e gelirsek lokumum, duygusal, tatlı haylazım. Ne benim üzülmeme dayanır ne içindeki haylazlığı durdurabilir bazen. Sevsin öpsün; sevilsin, öpülsün... Üstelik çikolata aşığı;bu huyunu tartışmasız benden almış :) Gelelim Emir Efendi'ye "ne tadından yenir ne tuzundan" diye tabir ediyorum onu. Dünyanın en güzel gülen çocuklarından biri Emir'dir herhalde, ama en çok ağlayan her istediğini ağlayarak halletmeye çalışanı da o :) Hem kendine çok güzel oyunlar kurar, arabalarıyla çok keyifli zaman geçirir, hem tutturmuşsa gözü hiç bir şeyi görmez.

Çocuklar büyüdükçe hayatın her döneminde olduğu gibi bir konu artık sıkıntı olmaktan çıkıp çözülürken bir diğeri başlıyor. Bebekken biberonu bırakacağımız günler yüz yıl sonrası gibi gelirken, ek gıdaya geçince kendi kendilerine yemek yemeleri büyük hayaldi. 2 yaşına kadar emzirmiş bir anne olarak memeden nasıl keseceğim en büyük derdimden, 2,5 yaşında olmazsa olmaz 3 er 5 er yedekli emzikleri bıraktık. 


Bebeklik dönemlerinde sadece doktor kontrolü için en az üç yetişkin ile evden çıkabilirken, yürümeye başladıklarında iki kişi yeterliydi. Tek başıma çocuklarla bir yere gitmek o dönem için olabilecek en büyük hayaldi mesela şimdi arabaya binip gitmek istediğimiz yere gidiyoruz hafta sonları. 


Ben çocuklarımı 4-5 aydan sonra sallayarak uyuttum. Ana kucağı, salıncak yada ayaklarımda sallayarak. Kendi kendilerine uyuyacağı günler ne kadar uzaktı. Kreşte öğle uykularında sallanmayı bıraktılar önce sonra  yavaş yavaş gece uykularında sallanmayı bıraktık. Şimdi sallanmadan masal dinleyerek uyuyorlar. 


Elif kıyafetlerini kendisi giyinebiliyor, seçme konusunda ve istediklerini giyme konusundaysa üçünün de üstlerine yok. Oğlanlar gömlek - papyon delisi :) Elif kışın tayt dışında bir şey giymedi şimdi ise etek - elbise giymeden çıkmıyor.

Ve'l hasıl zaman geçiyor. Geriye bakınca  öncesinde dert ettiğim şeylerin zamanı gelince kendisinden çözüldüğünü görüyorum. Her şeyin zamanı var demeyi ve o zamanını beklemeyi öğreniyorum.  Bundan 3-5 yıl sonra kucağımda durmayacaklarının farkındayım. Ama ben kucağımdan indirmiyor dakika başına milyon kere öpüyorum, kokluyorum. 5-10 yıl sonra onlar bensiz plan yapmaya can atacaklar biliyorum ama bugün onlarsız plan yapmıyorum. 

Binlerce şükür olsun ki yavrularım da sağlıklı, akıllı, merhametliler. Sahip olduğum değerler ile yetiştirmeye çalışıyorum. Maddi imkanlarım kısıtlı istedikleri yada istediğim her şeyi alamıyorum ama bunu sonsuz sınırsız sevgim ile kapatmaya çalışıyorum. Para ile alabileceklerimden çok gönlümün zenginlikleri içinde büyütmenin derdindeyim. Büyüdüklerinde alamadığım oyuncak, kıyafet vs neyse hatırlamaları yerinde büyük sevgi, saygı ve merhametle büyütüldüklerini hatırlamalarını diliyorum. Emeğimi çocuklarımı bu şekilde yetiştirmeye harcamayı tercih ediyorum. Günü yaşıyorum, şükrediyorum. Önemli olan taşıdığım her kimliğin hakkını verirken vicdanımın rahat olması; anne kimliğimle de evlat kimliğimle de çalışan kimliğimle de boşanmadan önce eş kimliğimle de vicdanım rahat. Elimden gelen, yaptığım yapabileceğimin en iyisi bu :)


Dualarımı kabul edip, yavrularımı önce karnımda sonra kucağımda ve ruhumda büyütmeyi nasip eden Rabbime şükür ediyorum.


Ömer & Elif & Emir'e hep dediğim gibi "büyüyorsunuz, büyüyorum."