Hastane Şekeri ve Kapı Süsümüz

Kapı süsümüz
Ömer & Elif & Emir gelmiş, hoş gelmiş...
Annesi onlara nasıl hastane şekeri yaptırsın bilememiş :)

Kapı Süsümüz
Biraz detaycı biriyim sanırım, yani aslında sanmam değil detaycıyım. Genelin içindeki ufak detaylara önem veririm. Önem verilmiş detayları da severim :) Bebeklerin sağlıkla doğması tabii en önemli şey ama misafirlere ikram edeceğimiz şekerleri ve kapı süsümüz de önemli bir detaydı yani. İnternette bebek şeker sitelerini blogları gezdim içime hiç bir şey sinmedi. Bu arada iş yerinden bir arkadaşım daha önce bebek- doğum organizasyon firması olduğundan bahsetmişti. Ona sordum nasıl yapsak diye ve resimdeki kapı süsünden önerdi. Ellerine de sağlık kapı süsümüzü yaptı. 3 bebeğin kuklası ve isimlerinin altında olması çok özel bir kapı süsü oldu. Çok içime sindi. Çok beğendim. Tabii kapı süsümüz hastanede  bizi ele verdi. Üçüz bebek olduğunu şıp diye anlayan meraklı iyi niyet sunucusu teyzelerimiz kapıdan şaşkınlıklarını ve iyi niyet dileklerini ilettiler :) 

Hastane Şekerlerimiz
Hastane şekeri  konusu benim için hassas. Abimin oğlu Furkan'cığım doğduğunda aldım Duygu'yu gittik Eminönü'ne, aslında Duygu'cum beni aldı götürdü Eminönü'ne desem daha doğru. Gittik gezdik baktık biberon şeker süsü, kapı süsü, şeker sepetini aldık geldik. Duygu'ya dedim ki bir gün hamile kalırsam sen benim için yaparsın dimi sen yapmazsan başka yapacak kimse olmaz. Ne demek dedi yapmam mı? Ben de dedim ki sen hamile kal söz  ben de senin şekerlerini mutlak yaparım. Veeeee biz Duygu'cuğum ile aynı hafta hamile kaldık :) Ne o bana yapabildi şeker ne de ben ona :))

Furkan'a bebek şekeri yaptırmaya gidip gelince çok etkilendim. Tutturdum bebek şekeri sitesi kurup satayım diye. Hem incik boncuk süslü püslü iş hem de hayırlı ve sevinçli bir gün için diye; ne güzel eğlence olurdu ama bir türlü başlayamadım o zaman kaldı da kaldı belki ilerde yaparım tekrar.

Gelelim benim bebek şekerime; netten baktıklarımı bir türlü beğenmedim ne olsun karar veremedim. Hem kız kem erkek bebek, olunca hem pembe hem mavili birşey olsun ama çok karışık da olmasın dedim ama yok. Sonra bana dayanamayan sevgili anneciğim canımın içi atladı gitti Eminönü'ne bebek şekerlerimizi, sepetimizi, anı defterimizi aldı geldi. Annem benim çok yaşa, başımızdan eksik olma. Koyduk bir kenara doğuma az kala yaparız dedik. 32 haftayı görünce yavaş yavaş niyetine girdik. Şekerin içine koyacağımız benim çakıl taşı diye adlandırdığım renkli büyük draje çikolatalardan fiyat araştırması yaptım 40 dan başlayıp 60a kadar gidiyor kilosu. Her zamanki gibi Ebru'ya sordum benden az önce anne olan canım arkadaşımdan her konuda deneyimlerini almak bu dönemde benim için çok değerliydi onu da yazmadan geçemeyeceğim. Ebru Kahve Dünyasında şekerin uygun olduğunu söyledi. Çikolata almaişini de Selvi'ciğime verdim; çikolataları aldı geldi. Bebekler 32+5 haftalıkken Selvi,ben, annem oturduk sardık hepsini. Şekerlerimiz artık hazırdı ohhh. İnsanın nazının geçtiği, ha deyince yanında olan dostlarının olması ne güzel. Ne değerli...

Sonuçta şekerimiz pembe ve mavi biberonlar oldu. Ama üzerinde "hoşgeldiniz" yazacak olan kağıtlarını yetiştiremedik, o da nazar boncuğumuz olsun.
Hastane Şekerimiz


Bu arada anı defterimiz de var, üzerinde üç tane bebek biblosu olan.Hastanede ziyarete gelenlerin eline tutuşturmuştuk. Sonrasında hüngür hüngür ağlayrak okudum.İyi ki hazırlamışız. İyi ki içini dolduran dostlarımız var.

Üçüz Annesinin Önerisi:
  • Ben 100 tane hazırladım ama yetmedi, sayıyı iyi belirlemek lazım :)
  • Anı defterini sonradan okumak çok keyifli oluyor
  • Şekerlerin içine koyulan çikolatalar Kahve Dünyasında hem taze, lezzetli hem fiyatı uygun
  • Eminönü'nden  her türlü malzemeyi uyguna temin edebilirsiniz

Hastane Seçimi

Medipol.. Sağlıcakla...

Şu bir gerçek ki üçüz anne adaylarının, tek bebek bekleyip hastane hastane gezip armudun sapı üzümün çöpü var diye doğum yapacağı hastaneyi seçmeye çalışan anne adayları kadar hastane seçme lüksü yok.

Üçüz hamilelik = Erken Doğum = bebeklerin kuvözde kalması ihtimali = bebek başına 1500 TL * bebeklerin kaç gece kalacağı formülüne göre sonuç sizi paşa paşa kuvöz ücreti SGK tarafından ödenen hastaneler listesi çıkarılıp sapı da olsa çöpü de olsa doğum yapmak zorunda bırakıyor.

İşte bu yüzden yıllardır kontrolünde olduğum, gebeliğimi son ana kadar takip eden güvendiğim doktorum sadece belirli ve özel hastanelerde doğum yaptırdığından doğumda tanımadığım bir doktora gitmek zorunda kaldım. Doğumu özelde yapamayacağımızı anlayınca hastane araştırmaya başladım. SGK güvenceli yenidoğan bakımı iyi ve doğum konusunda deneyimli bir hastane olan Medipol Koşuyolu hastanesinde karar kıldık. Araştırırken fark ettim ki birçok kişi bu hastanede doğum yapmış ve hepsi memnun.

Üçüz bebek gebeliği riskli gebelik kapsamında değerlendirildiğinden ilk önce uzman Hakan Bey'e randevu aldık. Hakan Bey muayene etti bebekleri tek tek gördük fakat kendisinin takip edemeyeceğini operator doktor arkadaşlarından birini seçmemiz gerektiğini ve hepsinin de çok başarılı olduğunu belirtti.

Doktor araştırmalarımız sırasında Op. Dr. Şükriye Leyla ALTUNTAŞ'ı çıktı karşımıza ; benim ve bebeklerim için büyük bir şans oldu Leyla Hanım. Güler yüzü, deneyimi ve pozitif bakış açısı ile bu süreçte bizi rahatlattı, destek oldu. 

Hastanedeki en büyük sorun randevuların arasının onar dakika olması. Kapıda karnı burnunda    muayene olmayı bekleyen kadınlar ve saatlerce sarkmış randevu saatleri ile gergin ve yorucu bir bekleyiş var. Hastane yönetimine bu belirtilse de hastahanelerin ticarethane olma gerçeği ile yüz yüze geliniyor. Kontroller sırasında randevu saatinde gidip yaklaşık 1,5 saat kocaman bir karınla oturmak zorunda kaldığım sıkıntılı muayenelerim oldu.İyi gidip, sancılı döndüm. Benim gibi karnı burnunun üstünde bir gebe için saatlerce oturmak ızdıraptan başka bir şey değil.   Hatta doğumdan 3 gün önce kontrolde NST sırası beklerken o karın ile tam 1 saat beklettiler. Oturmaktan sancım başladı. Hemen NSTye alındım, dinlendirildim. Bu yaşanan sıkıntılar tamamen hastane yönetimi - yönetimsizliği ile ilgili; doktorumuzdan çok memnunuz.  Umarım bu konuda biraz düzeltme çalışması yaparlar çünkü hem hasta hem doktor için yıpratıcıydı.

Doktorumuz Leyla Hanım üçüz bebeklerin genelde en geç 34. haftada doğduklarını belirtti ve 12 Aralık 2011 tarihi için sezaryen planladı. Bizim için olabilecek en iyi tarih buydu.  

12 Aralım için planlanmışken; 06 Aralıkta 33+4 de ani bir şekilde gelme kararı aldı benim minikler. Bebeklerin doğduğu günü baştan sonra ayrıca yazacağım. Ama bu yazımda hastaneyi doğum  için önerdiğimi belirtmek isterim. Ebe ve hemşireleri çok deneyimli ve doğum sonrası bakımı güzel yapıyorlar hem de moral veriyorlar. Genel anestezi ile uyanırken anestezi sıkıntısı yaşamadım.  12 Aralık için suite odayı kiralamıştık, doğumumuz plansız olunca normal odada kaldık, biraz ufak olduğundan ve çok misafir geldiğinden sıkıntımız oldu biraz. Temizlik iyi. Ulaşım E-5 üzerinde olduğundan gayet kolay. Bu arada sezeryan paketinde 2 gece konaklama var. Bebekler hastanede olduğundan ve çok ziyaretçimiz olduğundan 4 geceye uzattık biz; daha da kalacaktım ama hastane enfeksiyonu tehlikesi nedeniyle doktorumuz önermedi eve çıktım. Genel olarak memnun kaldık hastaneden. 

Gelelim bebek yoğun bakım kısmına. Bebeklerim doğar doğmaz kuvöze girdiler. Hatta Ömer'ciğim sıkıştığından 2 gün solunum cihazına bağlanmak zorunda kaldı. Elif ile Ömer 11. gün Emir'im 16. gün çıkabildiler kuvözden. Bebek yoğun bakım kısmında eleştirebileceğim en önemli konu: bebekleri görmek için yoğun bakım odasına  annenin sadece 1 kere girebilme hakkı olması. Baba ise hiç giremiyor. Başka hastanelerde her gün 1 defa bebeklerini görmeye izin veriyorlarmış, bu ne kadar büyük bir lüks ve mutluluk. Biz ise her gün 12:00 -13:00 ve 18:00-19:00 saatleri arasında bebek Yoğun bakım Ünitesinin camlarının stor perdeleri açılıp, görüş saati başlayınca camdan bebekleri izleyebildik. 1 saat sonra storlar kapanıyor ve bir sonraki görüş saatine kadar görmek yasak. 

Bu arada annenin bebekleri için yapabildiği tek şey; her 3 saatte bir anne sütünü sağıp; süt saklama poşetlerinde hastaneye teslim etmek. Onlar da beslenme saatlerinde doktorun belirlediği cc kadar sütü bebeklere veriyorlar.İlk başlarda emme refleksi olmadığından hortum ile direk midelerine sütü şırınga ediyorlardı, sonra emmeye başladılar; biberonla aldılar. Biz hastaneden çıkarken bebekler 3 saatte bir 30cc besleniyorlardı.

Bebekler 06 Aralık Salı günü akşam 20:18 - 20:19 ve 20:20 de doğdular ve direk kuvöze girdiler. Hemşireler ertesi gün 12 de bebekleri görmek için yoğun bakıma gireceğimi ve sadece 1 defa görme hakkım olduğunu söylediler. Ben sezeryan sonrası o kadar büyük acı içindeydimki ayakta durmak bir yana yatakta doğrulmak bile çok acı veriyordu. Yoğu nbakıma kadar tekerlekli sandalye ile gittim. Sonrasında hijyen nedeniyle yürüterek içeri aldılar. O anki hislerimi doğum yazımda yazacağım ama :) yoğun acı içinde 3 kuvözü ve bebekleri gezdim ama ne bir şey anladım ne uzun uzun bakabildim, ne kokularını içime çekebildim, ne elime aldım, ne sarılabildim. Aslı'cığımın ben içerdeyken çektiği video görüntülerini izledim durdum. Onlarla avundum. Elbette bir sonraki görüş saatini heyecanla bekleyerek. Hastane kısmında şimdilik aklıma gelenler bunlar; aklıma gelirse yine yazarım. 

Üçüz Annesinin Önerisi:
  • Hastane ile doğumdan önce detaylı konuşun. Doğumda hangi maliyetler ekstra çıkabilir, hangisi SGK tarafından karşılanacaktır belirleyip. Genel maliyeti belirlemek gerekir.
  • Bebeklerinizin kuvözde kalma ihtimaline istinaden, evinize yakın bir hastane olmasını tercih edin.

Alsak Alsak Ne Alsak...

Bebekleri beklerken yakınımdakiler ne olur ne olmaz diye düşündüklerinden olsa gerek, aman bir şey alma, alışveriş 1 saatlik iş bir dükkana girer alırız dediler hep. Gitgide ağırlaşan hamileliğimde ne o 1 saate imkan kaldı, ne de gönlümce bebeklerime alışveriş yapabildim. Ama yıllarca bebek sahibi olmak isteyen ben, etrafımda herkesin bebeği olmuşken zaten kafamda alacaklarımı yapacaklarımı planlamıştım, internetten yaptım bir çok alışverişimi. 

Bebeklere aldığım ilk şey Chiccodan krem rengi bir hastane çıkışı oldu kız da olsa erkek de olsa giyebilir diye. Kimseye de göstermeden sakladım yorum yapmasınlar diye. Belki annelik içgüdüsü ama ben bebeklerime bir şey olacağını hiç düşünmedim, odalarını hazırlarken de 3 beşiği birden aldım, hep 3 bebek için hazırlık yaptım içim ferahtı gerisini Allah'a emanet ettim. Onlar hazırlıkları tam yapıp başımıza bir şey gelirse çok üzüleceğimi düşünürken ben hazırlıkları eksik yapıp başıma bir şey gelirse önceden bunu çağırmış olacağımı düşündüm. Aman bir "Bebekler doğsun da, yüzlerini görelim de" diyen aile büyüleri beni ne kadar üzdüklerinin farkındalar mıydı acaba.

Yine de bebeklere çok yeni şey almadım. Olsun zamanla alırız denildi öyle yaptık. Bebekler doğmadan gelen hediyeleri, benim aldığım bir kaç kıyafeti yıkadık. Bir baktım ki tulumlar bodyler minimum 50 cm yenidoğan bedeni ama benim minnaklar 50 cmden az doğacak. Prematüre hastane çıkışlarını gördüm e-bebek de 3 adet sipariş ettim. Prematüre takımlar alt- üst ayrı olur ve giydirmesi çok kolay bebeği hırpalamadan. Diekcim 3 tane daha premature takımı aldı bize. Emine ,Şeyma, Ebru teyzeleri de mothercare early-born  erken doğan çıtçıtlı  body ve tulumlarını aldılar. Evden çıkamadım ama ilk giydiği kıyafetleri istediğim gibi  oldu içimde kalmadı.

Kıyafet konusunda yapabileceğim bir diğer öneri de; bebeklere bakmaya gelenler hediye olarak  kıyafet getiriyor, çok kıyafet hediyede gelir diye düşünülebilir, ama bizde öyle olmadı zaten 4 ay eve ziyaretçi girmesi yasaktı. Bu da göz önüne alınması gereken bir konu :)

vvveeeeeeeeeeee Battaniye...

Aslında battaniyeyi ayrı bir yazıda özel olarak yazacaktım ama hadi konu bölünmesin yazayım buraya. Ben ki tekstil manyağı insan. Bebeklerden önce havlu ve nevresim delisi biri için bebek battaniyesi ne kadar önemli olur artık siz düşünün :)

Bebekler için 10 adet penye battaniyemiz, 3 adet annemin ördüğü orlon battaniye (dışarı çıkarken sarıyorduk.) ve 6 adet  kadife battaniyemiz vardı. Biz bebekleri güzelce giydirdikten sonra kundak gibi penye battaniyelerine sardık. Hem çok ufaklardı, kucağa almak tutmak kolay oldu hem gerçekten çok üşüyorlardı. Hele ki Emir. En düşük kilosu olan oydu. Evin ısısını 30dan 27-28 e düşürsek gece ağlama krizlerine giriyordu, annem alıp güzelce battaniyeye sarsın susuyordu. Şimdi yazdıkça o günlere geri dönüyorum zormuş çok zor. 

İlk aylarında altlarını açar açmaz fırsatı kaçırmayıp açık hava rahatlığıyla işediklerinden :)  bol battaniye gerekiyor. Ayrıca bebeklerden fırsat bul onları yıka ütüle zaman geçerken hemen hazırdakileri kullanmak güzel. 
Bebeklerin kıyafetlerinin Dalin sıvı sabun ile yıkadık, hala da öyle. Sanki toz sabun sıvıya göre daha artık kalır gibime geliyor. Kokusunu da seviyorum lekeleri de çıkarıyor. Çok çıkmazsa kosla döküyorum, öyle yıkıyorum.

Üçüz Annesinin Önerisi:
  • Prematüre Hastane Çıkışı: En az 5 adet.
  • Tulum+eldiven+şapka takım - en az altı tane 
  • Mümkünse mothercare marka çıtçıtlı body - 7li early-born paketlerden en az iki tane + 1 tane newborn paket.
  • En ufağından %100 pamuk çoraplar
  • Ağız Mendili: Hazırları da satılıyor ama yumuşak pamuklu beyaz tülbenti mendil boyutunda kesip güzel güzel oyaladı annem. Yaklaşık 20 tane mendilimiz vardı. Özellikle biberonla beslerken çok işimize yaradı.
  • Banyo Havlusu %100 pamuk 
  • Banyo Havlusunun içine ince tülbent. Banyo havlusundan önce bebekleri ona sarıp havluya sardık. Suyu daha hızlı emiyor.
  • Deteryan: Dalin Sıvı Sabun
  • Battaniye - kış işe en az 9 tane penye

Bi Be Ron

Üçüz annesi için biberon, günde onlarca, ayda yüzlerce kez eline alacağı, temizleyip yıkayıp streil edeceği, üzerindeki cc lere defalarca bakıp hesap yapacağı, bir sonraki beslenmeye kadar steril etmeyi unutursa stres yapacağı, çok parçacıklı, candan öte nesne...

Tek bebeği olup da bebeği ağladıkça göğsünü veren, sıcak mı soğuk mu derdi olmayan, anne sütünü sağıp 3 eşit cc ye bölüp bebeğine haksızlık yapmak zorunda kalmayan anneler ne kadar şanslılar bir bilseler...

Her 3 saatte bir itina ile sağılacak olan anne sütü itina ile saklanıp bebeklere biberonla verilir. Yenidoğana cam biberon ile vermek daha sağlıklı. Ama biraz büyüyünce elleri kolları ile biberona vurduklarından BPA sız plastik biberona geçmek gerekiyor. Doğumdan önce Aventin ve Dr. Browns'un biberonlarını aldım. Forumlarda deneyimli anneler birkaç çeşit alın bebek hangisini severse onu içer diyordu. Bizimkiler de hastaneden geldiklerinde Dr. Browns dar ağızlı biberonu sevdiler. 

O gün bugündür biz en fanatiğinden Dr.Browns'cuyuz. 
Biberonun içindeki özel hava akış sistemi sağlayan çubuğu sayesinde hava biberonun üst kısmında toplanıyor ve bebek hava yutmuyor. Böylelikle gaz sancısı azalıyor diye yazıyor ürün açıklamasında bence de kesinlikle öyle. Bebekler ilk aylarında günce yaklaşık 10 kez beslendikleri oluyordu. 

Bu kadar çok biberon beslenmesine göre çok az gaz sancıları oldu. Bunu doğru biberon seçimine bağlıyor her konuda olduğu gibi sıkıştıkça Ebruu hangi marka model alayım diye önerilerini aldığım Ebru'cuğuma sevgilerimi sunuyorum :)


Kaç tane biberon olmalı derseniz ilk başta 5 tane 125 ml cam biberon kullandık. Öğünler artıp bebekler büyüdükçe 250ml olan plastiklere geçtik. En en en az 5 biberon ile başlamalı. Tabii 1 tane alıp bebeklere denetip emdiklerini gördükten sonra.

Üçüz Annesini Önerisi: 
  • Dr Brown's -  125 ml cam biberon  - İlk aylar için 1. aşama biberon ucu en az 5 adet
  • Dr Brown's -  250 ml plastik biberon (BPAsız)  - 2. aşama biberon ucu en az 5 adet

Bebek Bakım Ürünleri

Kimle konuşsanız mutlaka kendi  kullandığı ürünün en iyisi olduğunu söylüyor :) illaki öneriyor. Birinin memnun kaldığından öbürü değil. Hal böyle olunca herkesi dinleyip bildiğini almak gerekiyor :)


 

Bebek şampuanını ve yağını mustela aldım. Bebekler hem çok erken doğmasına hem çok hassas ciltleri olmasına rağmen hiç sıkıntımız olmadı, alerji yapmadı, kızarıklık olmadı. Mis gibi kokuyor çok da uzun süre gidiyor.

Ben de deneyimlere istinaden bebekler doğmadan önce hem mustela hem sudocrem marka pişik kremi almıştım. Ama hep sudocrem kullandım. Çok da memnun kaldım. Bizimkiler yaklaşık 1,5 ay erken doğduklarından odalarını çok sıcak tutmak zorunda kaldık. Genelde 30 derece idi. Biraz düşürsek ağlıyorlardı üşüyüp. İlk zamanda çok sık sulu kaka yapıyorlardı ve bu sıcaklıkta kakaları ilk başlarda tenlerine yapışıyordu. Her temizlik sonrası Sudocrem sürüp derisini kakalarından koruduk. Hiç kızarmadı popoları :) çok yaşa sudocrem

Artık bir çok doktor alt temizliği için  pamuk ve suyu öneriyor. 3 bebekle bunu yapmak hiç kolay değil. Hastanede zaten ıslak mendil kullanmaya başlamışlardı. Bende unibaby yenidoğan ıslak mendil kullandım. Hiç sorun yaşamadım. Prematüre oldukları halde ciltlerine zarar vermedi. Biz de rahat ettik. Yeni doğan bebeklerinize çok rahat kullanabilirsiniz.

Hastanede kaldıkları sürece bez hastane tarafından karşılandı. Can bebe premature bezi kullanılıyordu. Hastaneden çıktıklarında ben de ilk önce Can bebenin premature bebek bezini ardından biraz büyüyünce molfixin ufak yeni doğan bezini kullandım. 
 

Ve benim minikler büyüyüp adam olunca! Ultra Prima premium care e geçtik. Tüm bezlerden de memnun kaldık alerji vs sıkıntımız olmadı. Ama konu bez olunca özellikle ilk 2-3 ay bir paket bezin 2 günde bittiğini belirtmek ister saygılar sunarım... Anlasınız siz onu :)

Üçüz Annesinin Önerisi:
Premature Bebek Bezi Can Bebe- Molfix  
Yenidoğan ve Sonrası: Ultra Prima Premium Care
Pişik Kremi: Sudocrem , Mustela Vitamin Bar
Şampuan ve Bebek Yağı: Mustela
Süngeri: Bubchen Sünger

Hastane Çantası


Tek Bebeğe Çanta - Üç Bebeğe Valiz
Hastane çantamı; aslında valizimi demem daha doğru olur :) hazırlarken yine forumlardan çok faydalandım. Anne için çantaya koyulacaklar tamam da, bebek kısmında zorlandım. Bebekler doğduklarında direk  kuvözemi giderler, yoksa  yanıma gelebilirler mi bilemediğimden; yine de annemle bebeklerin kıyafetlerini ve battaniyelerini vs hazırladık ama kuvözde kaldıklarından hastaneye götürmedik. Çünkü onlar için bu hazırlıkları yapmak bile bana mutluluk verdi. Minnacık eldivenler, şapkalar, tulumlar, hastane çıkışları, penye battaniyeler, annemin ördüğü ca'nım battaniyelerini güzel güzel yıkadık. Siz de üçüz bebek bekliyorsanız önerim 28-29 hafta itibariyle yavaş yavaşşşş çantayı hazırlamak..

Hastane çantamda benim için neler vardı:
Gecelik & Pijama
Çanta hazırlarken okuduğum forumlarda bir çok kişi gecelikle rahat etmişken, bir o kadarı da pijama takım diyordu. Üçüz bebek sezeryan kesiği maalesef tek bebekten daha geniş, ve o kooooooooocaman göbekten sonra bebekler alınınca foslayan karın öyle büyük acı veriyordu ki bırakın  lastikli bir şey giyip karnıma çekmeyi üzerime çarşafı bile çekemedim. Bu sebepten kesinlikle gecelik öneriyorum. Hastane sıcak olduğundan ve kolunuzdan serum bağlanacağından uzun kollu olmasına gerek yok. Önü mutlaka düğmeli olmalı, çünkü her 3 saatte bir süt sağmanız gerekecek. Böylelikle rahatlıkla sağabilirsiniz. En az 2-3 tane çantada olsun.

İç çamaşırı
Olabildiğince yüksek belli olsun ki ameliyat kesiğinize gelmesin. Hastane için mümkünse en yumuşağından bildiğimiz anane donu olabilecek en iyi çamaşır olur. Kolaylıkla açılabilen lohusa sütyeni işinizi görecektir. Yıkayıp ütülediğiniz çamaşırlarınızı buzdolabı poşetlerine koyup temiz bir şekilde çantanızda saklayabilirsiniz.

Gögüs Pedi: Bir kaç marka kullandım ama en iyisi Lansinoh'un pedleri. Kesinlikle öneririm.

Göğüs Kremi
Lansinoh kremi kullandım ve çok memnun kaldım. Doğumdan yaklaşık bir ay öncesinden kremi sürmeye başlamanız öneriliyor. Hastanede de sütünüzü sağmadan önce , bebeğini emzirmeden önce rahatlıkla sürebiliyorsunuz ve gerçekten işe yarıyor.

Terlik & Çorap
Benim ayaklarım o kadar şişmişti ki 43 numara erkek terliği bile ufak geldi. Her şeyim oldu da bir lohusa terliğim olamadı maalesef :) Aldığım o süslü püslü lohusa çoraplarım yerine yanları kesilmiş erkek çorapları olabildi kocaman ayaklarıma.Üçüz bebek bekliyorsanız büyük ihtimalle ayaklarınız  çok şişecek ya da zaten şuanda şiş; terlik çorap numarasınız en büyüğünden tutmakta fayda var. Ayrıca benim doğumdan sonra da 5-6 gün şişliklerim devam etti.

Sabahlık &Şal Vs.
Hastaneler zaten sıcak olacağından penye bir gecelik işinizi rahatlıkla görür.

Lohusa tacı
Çeşit çeşit kırmızı lohusa taçları  var artık, süs püs oranınıza göre seçebilirsiniz. 

Bakım Çantası
Makyaj malzemeleri, tarak, toka, jöle, diş fırçası-macunu, , kolonya, parfüm,küpe vs içeren annenin bakımı için ufak bir çantanız olsun

Fotoğraf  Makinesi: Mutlaka pili şarj edilmiş yada yedek pili olan; ayrıca hafıza kartı boşaltılmış yada yedek kartı olan bir makineniz hazır olsun. Bebeklerin ne zaman geleceği belli olmaz. Bol bol fotoçekin, gelen,gideni odanızı , çiçeklerinizi çikolatanızı :D benim gibi sonra o güzel günü hatırlamak için bakar bakar durursunuz.

Süt sağma makinası: Benim bebeklerim kuvöze girdiğinden sütü hastanede sağmaya başlayıp bebek yoğun bakıma yolladık.Makineyi hastaneden MEDELA Lactine kiraladık. Ama siz aldığınız makineyi de götürebilirsiniz.

Hijyenik Ped: Uzunlarından tercih etmenizi öneririm. 

Petibör biskuvi: Yemeye ilk izin verilen yiyecek olduğundan aç karna 1,5 iskenderden daha lezzetli geliyor :)

Ayrıca: 
Kirliler için torba 
Yaptırdığınız son tahliller
Nüfus Cüzdanı
Sağlık Güvence kartınızı yanınızda bulundurunuz :)

Üçü Annesinin Önerisi: 
Yazıda ayrı ayrı verilmiştir :)

3 Bebekli 1 Oda

Uzun uzun araştırıp düşünüp taşınıp; bir bebek odasında olması gerekenler ile bizim bebek odamıza sığabilecekleri belirleyip; odayı defalarda ölçüp biçerek, en sonunda 3 beşik, 1 dolap, 1 şifonyer aldık. Öncesinde deneyimli bir üçüz annesi bulup onun deneyimlerinden yararlanmayı çok isterdim. Bu sebepten ben deneyimlendikçe buradan yazacağım da yazacağım :)

BEŞİK VE YATAK
En fazla 120 cm uzunluğunda olursa sığıyordu odamıza. Oyun parkı mı, beşik mi alaım diye çok düşündük araştırdım ve en sonunda 60*120 Sallanan, ön korkulukları inip çıkabilen ve iki  çekmeceli mobilya beşik almaya karar verdik. Sanki ufak ölçüler sadece oyun parklarında varmış gibi görünse de mobilya beşik imkanı da var. Üstelik nerdeyse sepet fiyatına aldım. Beşiğin altındaki 2 çekmecesi ile odada fazla 6 çekmecemiz oldu. Kısırlı alanda baya iş gördü.

Yatak alırken çok özenle bakmadım açıkçası, muhtemelen erken doğacaklarından ve kışa denk geldiğinden her beşiğe yatağın üzerinde ayrıca yünden yatak yaptık bebeklere. Annemin ellerine sağlık mis gibi sıcak sıcak yattılar.


ŞİFONYER VE ALT AÇMA ÜNİTESİ  


Aslında bebek odası için altaçma  ünitesi almayı çok istemiştim fakat oda ufak olunca sığmadı.Ben de üzerine alt açma minderi  koyabileceğim bir şifonyer almaya karar verdim. Üzerine Funna Baby nin alt açma minderini aldım. 

Yaklaşık 2,5 – 3 aylarına kadar bebeklerin altlarını burda açtık; üzerinde bebekleri biberonle besledik ve banyo sonrası bebekleri burda giydirdik. Gerçekten çok kullanışlı oldu. 


UYKU SETİ
 Emir'in Uyku Seti




Elif Tanem'in Uyku Seti

Ev tekstili düşkünü biri olarak, uyku setine çok önem verdim. %100 pamuklu olsun istedim. Funna Baby’nin serilerini inceledaha bebekler olmadan takip ediyordum ve her bir beşiğe özenle funna babyden uykuseti aldım. Bu sayede odaları renklendi. Çok da içime sindi. 








DOLAP

Odamıza ancak IKEA nın beyaz ufak bebek dolabı sığdı. Fiyat performansına göre iş görüyor. Şeklini modelini de beğeniyorum ama 3 bebekle yer varsa mutlaka daha büyük bir dolap öneririm çünkü ufak bir dolak ve  eşyaları sığdırmakta güçlük çekiyorum :)





Üçüz Annesinin Önerisi: 
Bebek odası hazırlarken göz önünde bulundurmanızı öneririm: 
* Beşikleriniz sallanan olsun
* Erken ve kışın doğan bebekler için yatağının içine ince yün yatak yaptırmanızı öneririm
* Odanın nem ve ısısını ölçen bir termometre olsun
 * Anne için rahat bir koltuk  mümkünse ayaklarınızıda uzatabileceğiniz... Süt sağarken, bebek emzirirken, tüm gün o odadan çıkamazken :) biraz olsun 
dinlenmenizi sağlamak için
* Alt açma ünitesi:yada çekyat - koltuk: bebeğin altını açmak, bebeği biberonla beslemek ve banyo sonrasında bebeğinizi giydirmek için. Ufak doğan bebeklerde odalar arası ısı değişimi olduğundan aynı odada yıkamanız gerekecek.

  • Baby Hope İki Çekmeceli Beşik Biz alırken 217 tl idi şimdi 271 tl olmuş. 
  • Bebefix Orotpedik Standart Yaylı Yatak: biz alırken 55 tl idi şimdi 65 olmuş.
  • Babyhope 4 çekmecelişifonyer: Yüksekli 92 genişlik 77 – 165 tl
  • Funna Baby uyku seti, Tanesi yaklaşık 254 tl.
  • IKEA HENSVIK Gardırop beyaz 75x169 cm – 239 TL
  • Funna Babay Alt Açma Minder- Minder Yüzü