BAŞIMIZ SAĞOLSUN


Bugün acının, bugün yasın günü...
Soma'da yüzlerce kardeşimiz, yüzlerce oğul, yüzlerce baba, yüzlerce kardeş, arkadaş, dost, dayı, amca evlerine helalinden ekmek götürmek için girdi toprağa.... Anlar oğulsuz, bebeler babasız, eşler eşsiz....

Acımız tarifsiz, ne yazacağımı bilemiyorum. Üzgünüm, çok üzgünüm..



Ve yine kömür oldu yüzlerce ömür...
Hala tütüyorken üzerlerinde saf emeğin helal kokusu,
Dinmiyor toprak üzerinde, haramzadelerin azgın coşkusu.
Onmuş, yüzmüş, ikiyüzmüş kimin umrunda?
Böyle gelmiş, böyle gidermiş nasılsa.


Yatıyor tertemiz alnıyla işte orada.
Elleri nasır,
Tırnakları hala kir.
Bir yavru haykırıyor gözyaşları zifir:
"Baba nolur yine öpte gir"

(Şiir internetten alıntıdır.)

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız Kutlu Olsun


23 Nisan, Neşe Doluyor İnsan...
Nasıl dolmaz, çocuklarına bayram hediye edilmiş tek milletiz.

Daha bloga yazamadım ama artık okullu olduk biz de. Nisan ayı itibariyle günde kreşe başladık. Kreşe gitmelerine karar verme aşamamızı ve hayata geçişini ayrı bir yazıda sizlerle paylaşacağım.  Okullarında 22 Nisanda Atatürk t-shirtleri ile kutlama yaptı kuzularım. Şarkılar söyleyip, bayrak salladılar. İlerde inşallah daha iyi  anlayacaklar bu bayramın amacını. Ellerinde bayraklarla çekilmiş bu fotoğrafları beni çok duygulandırdı, ömür boyu bayraklarına saygılı, sevgili olsunlar inşallah.
23 Nisan'da hazır bana da tatilken çocuklarla dışarı çıkmak istedim. Sabah uyandık kahvaltılarını yaptırdım, kahvaltı yaptık, üzerlerini giydir, derken bir baktım ki hopppp saat 11:00 :) e 12:30-13:00 gibi öğle uykumuz var bizim. Hadi soy çocukları, ara öğünlerini hazırla pijama giydir, uyut. Uyansınlar, yedir , giydir veee saat 17:00 itibariyle çıktık yola. Göztepe Özgürlük Parkına gittik. Çocuklar için düzenlenmiş olan etkinlikler haliyle bitmişti :) Kalabalık dağılırken parka varmış olmanın, hızlıca park yeri bulma şansımızı artırması süperdi. Etkinlik kalmamış, salıncaklar, kaydıraklar hınca hınc doluydu ama parkda yürüdük yeşillikler, çiçeklerin keyfini çıkardık. Kedi peşinde koşturup, kuşlar kovaladık. Bayram günü biz de çıkmış olduk.

Hepimizin Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun. 
Tüm çocuklar için her türlü kötülükten uzak, kendileri kadar güzel günler diliyorum.

Pişik Kremi Önerisi


Efendim yukarıda resmini görmüş olduğunu pişik kremi Almanya'dan gelmiş olup, her türlü kızarıklığa mucize çözüm olmaktadır :) 

Elif & Ömer & Emir'i 2. aylarından itibaren ne zaman kaka yapsalar popolarını mutlaka yıkayarak temizliyoruz. Hem elimiz alıştı, hem çok daha temiz. 50 ve 100 lü kutulardaki ameliyat eldivenlerinden alıyorum sürekli eldivenle ve bebe şampuanı ile yıkıyorum. Böylelikle ne kadar yıkasam da elimden çıkmayacak olan kokudan ve parazitlerden kurtuluyorum. Siz de önerim bebeğinizin altını yıkarken mutlaka eldiven kullanmanız. Üç bebekle dışarı çok çıkamadığımızdan kakalarını yapar yapmaz, fark eder etmez yıkıyoruz. Hatta şimdi kakalarını yapınca koşarak geliyorlar "püfffff çok koktu, banyo banyo" diye elimizden tutup banyoya götürüyorlar.Buna rağmen Emir'in cildi çok hassas ve hemen kızarabiliyor. Bu gibi durumlarda Almanya'dan arkadaşımın getirdiği Penaten'i sürüyorum ve çok kısa sürede iyileştiriyor. Türkiye'de satışı var mı bilmiyorum. Ama alabilme imkanınız olursa şiddetle öneririm.

TA-ŞIN-DIK
Nerdeyim, nerelerdeyim dimi?
En son doğum günü yazısını yazabildim, devamı gelmedi, getiremedim. Oysaki bomba gibi "bir üçüz annesinin 2 yıl annelik + hamileliği"ne dair yazı niyetim var. İllaki yazacağım ilk fırsatta.

Efendim taşındık.
Artık yeni evimizdeyiz,henüz yeni evimize yerleşemesek de kendi evimizde olmanın mutluluğu içindeyiz :) Üç çocukla taşınma işi nasıl oluyor derseniz; tabii ki yine anane sağ  olsun. 3 gece  3 gün kaldıkları anane dinlenme tesislerinden ananenin iyice yormuş olarak yeni evlerine geldiler. Eski evimizi ararlar mı, isterler mi diye çok endişe ettim ama çabuk alıştılar. Eski yardımcımız bizimle devem etmedi. Çocuklar için hem ev hem yardımcı kadın değişikliği olmuş oldu. Yeni yardımcı kadına ancak 1 ay tahammül edebildik ve Cuma günü itibariyle evli ama yardımcısızız :) 
Eski evimizdeki uzak parkların aksine, evimizinetrafında fazlasıyla park ve hatta evimizin  önü park :) Yürüme mesafesinde büyük parklar var, yaz akşamlarını geçirebileceğimiz. Hiç çıkamazsak çok büyük olmasa da terasımız var.Çocuklar için daha iyi olacak inşallah. 
Şimdilik bu kadar , sevgiler :)
Sultan




İyi ki doğdunuz, ne zaman iki oldunuz...

Ömer & Elif & Emir 2 Yaşındalarr......

Bundan yıllar önce biri bana aynı gün üç çocuk sahibi olacağımı söylese; buna inanamazdım herhalde. Aynı şekilde bebekler doğup eve geldikleri ilk gün de biri gelip bir bakmışsın 2 yaş olmuş dese buna hiç inanamazdım :) 2. yaş yazılarında yazdığım gibi iki, i-ki,iki hece, 3 harfi 740 güni 1732 saat. Hemde en dolusundan, en uykusuzundan, en yorgunundan yaşanan. Doğduklarında çok uzakta duran.

Evet efendim, günler geçiyor, Ömer & Elif & Emir büyüyor. Ara ara bizi görenler "heh bak gördün mü dünyaya gelen büyüyor kocaman olmuşlar, aman hiç söylenme Allah bir kerede verdi üçünü de" diyor, ben şaşkın mı kızgın mı, gülerek mi desem yüzlerine bakıyorum :) Büyük emek, büyük çaba ve yorgunluk olduğunu başta kabul etmek lazım. Sonrasında büyük mutluluk, şans olduğunu. Hele şimdi konuşmaya başlayıp bebeklikten adamlığa yavaş yavaş dönerlerken. Her biri izlenesi ayrı film.

2 yaş sendromumuz geldi hoş geldi. Hiç geç kalmadan yerini aldı.Her şey mi "olmaz" her şeye mi " hayır" mübarekler. 
Elif Tanem Hanımefendinin istediği şey olmazsa "hemen ayakkabılarını giy, arabana bin git anne" diyor. :) "Olmaz Elif'imi almadan bir yere gidemem dersem de tamam gideyim dersem de bağlıyor ağlamaya anne gitme diye :) 
Emir Efendi sürekli yerlerde. İstediği şey olmayınca atıyor ağlayarak kendini yere bir de etkili olsun diye yatıyor taşlık yerlere yüzün koyu. Al bakalım anneye ceza :) 

Ömer'e gelirsek onun karakterinin en baskın özelliği inat. İş inada bindi mi üzgünüm inmiyor :) bir de istediği şey olmayınca,ellerini suratına götürüp " batsın bu dünya" sahte ağlaması var ki görülmeye değer :) Bizde izliyoruz üçünün ger gün ayrı olan filmini.

Hiç Şirinler çizgi filmi izlemeseler de, yol üzerindeki DVD cinin ve yakınımızdaki anaokulunun duvarında gördükleri Şirinler resminlere pek bayılıyor, Şirinleri çok seviyorlar. Doğum günlerinde de Şirinler Pastası istediler, arada Pepee ismi geçince d  Ömer -Elif-Emir ile beraber pastasındaki mumları üfleyen Şirinler ve Pepee konseptli bir pastaya karar verip, Şirinler konseptli bir doğum günü partisi düzenledik.  

Pastamız - Filiz Özant Butik Pastacılık'dan yapıldı.

Kurabiyelerimiz: Baby Çitos - Butik Kurabiyecilik, Çiğdem abladan :)
Çok büyük hazırlıklar yapamadım; ama internetten araştırdığım kadarıyla; mavi-beyaz renklerde bir masa hazırladım. 2. yaş fotoğraflı sticker bastırdım. Şirinler Tabak-Bardak-Peçetesi, Balonları aldım. Mavi masa örtüsü üzerine, içecekleri mavi kağıtla kaplayıp sitckerlarla süsledim.Doğum günlerine gelen çocuklara  Şirinler baskılı cam bardaklar hediye ettim.
    2. yaş Şirinli sticlerlarımız:
Güzel bir defter alıp kapladım, Şirinler yapışkaları yapıştırdım :) Anı olsun
 Kızımıza Tütüsünü Ebru Teyzesi hediye etti :) Tütüsünü pek sevdi ama giyince kendini nasıl hissettiyse hiç gülümsemedi :) böyle bir asil havalarda gezindi durdu tüm gün :)
Ömer & Elif & Emir'in  2. yaş doğum günü partilerinde yine bizleri akrabalarımız ve yakın arkadaşlarımız yalnız bırakmadı. Bu güzel günümüzde  bizimle oldular. 
Nice güzel günleriniz olsun yavrularım, annesinin güzel kuzuları. İyi ki doğdunuz.

Doğum günümüzden bir kaç sevimli fotoğraf ekleyip yazımız bitireyim, sevgiler :)

Teyze &Ömer
Arkadaşlarımız
Elif Tanem Dedeleriyle