EK GIDA


EK GIDA / Alışmak çok zor sana

“Ek gıda” insanın kulağına aslında ne hoş geliyor dimi.
Hani bir bebek ek gıdaya geçiyorsa büyümüş de çocukluğa ilk adımını atıyormuş gibi. Hele benim gibi 10 yüz 1000 milyon kez biberonla mama hazırlamış biri için ne büyük değişiklik ve heyecan :) Ama esas heyecan biberondan kaşığa geçmek, halı, koltuk, üst, baş, el yüzü ek gıda ile tanıştırmakmış :)

Doktorumuzun önerisiyle yaklaşık 5,5 aylıkken ek gıdalara geçtik.Çok şanlıyız ki ek gıdaya geçişimiz yaz aylarına denk geldi ve çeşit çeşit meyve sebzeleri taze taze yedirebildik. . Şehir dışındaki çiftliklerden sebze meyve sipariş edip getirtme işine girmedim, bunun sonu yok diye düşünüyorum. Meyve sebzelerimizi ya semt pazarından yada büyük marketlerden aldık

Bu arada ahhh yazması kolay da ne zor alıştılar biberondan kaşığa. Kaşığı emerler ağzı açmazlar, az pütürlü gelse ağızlarında ne varsa tükürürler, 1 ufak kâse çorbayı yarım saat 40 dakikada ancak içerler, kendileri içmekle kalmaz halı koltuk üst başa da içirirler birine yedirmeye çalışırsın diğeri sırada bekler ağlar. Ayyyyy :)  Biraz olsun alıştırabilmiş olmak güzel, Allah geriden gelen ek gıdaya geçecek üçüz annesi arkadaşlarıma kolaylık versin.



Meyve / Meyve Suyu
Ek gıda olarak ilk defa bir kaşık meyve suyu ile başladık.
İlk zamanlarda 1-2 kaşık elma, havuç suyu; sonraları şeftali suyu verdik. Sonra püreye geçtik alerji yapma ihtimali olan kayısı, çilek gibi meyvelerin dışındaki meyvelerin pürelerini verdik. Meyveleri sıkarken ya da püre yaparken metal materyal kullanımı vitaminlerini öldürüyormuş.  Bu yüzden cam rende öneriliyor. Ama cam rende kullanımı da çok zor, kas lazım, güç lazım, sabır lazım :) derkennnn yine Ebru’ya danıştım sen nasıl yapıyorsun arkadaşım diye veeeeee tupperware sihirli inci rende ile tanıştırdı bizi.  
Zamanında limon sıkmak için aldığım bu ürünü bebeklerin meyvelerini hazırlamak için kullandık. Cam rende kadar ince ve güzel püre yapıyor hem de çok daha kısa sürede ve insan gücüyle :) Sol resimdeki limon sıkma aparatının çıktığı pütürlü yüzey ile çok rahatlıkla meyve pürelerini hazırlayabilir isiniz.  Eğer ek gıdaya geçtiniz yada geceçksiniz mutlaka bu ürünü edinin. Üstelik Tupperware ürünleri artık temsilci dışında gitti gidiyor gibi sitelerde de satılıyor.

Meyve suyu hazırlarken ise rendeden geçirdiğimiz püreleri temiz beyaz tülbentlerden geçirip sıktık ve meyve suyunu hazırladık .  Vitamin değeri azaldığından meyveleri hazırlar hazırlamaz yedirmek gerekiyor. Beklemiş meyve suyu, meyve püresi yerine taze taze hazırlayıp yedirin. 





Yoğurt
Günlük, 1lt şişe inek sütü ile hazırlıyoruz çocukların yoğurdunuz. Sütü kaynatıp sonrasında parmağı batırınca ısıracak sıcaklıkta olunca; 1 dolu kaşık maya yoğurdu bir bardağın içine alıp, üzerine bu sütten ekleyip karıştırıp; karıştırışımı sütün içine döküyoruz. Örtülere sarıp 4- 5 saat oda sıcaklığında mayalayıp, 1 kaç saat buzdolabına alıp hazır ediyoruz yoğurdu. Yoğurt yemede  Elif ile Ömer sorun çıkarmazken Ömercik sade yoğurt yemiyor. Yoğurduna muz, pekmez, elma rendesi, nadiren bebe büskivi ekleyerek yediriyoruz bin bir şaklabanlıkla. Yoksa yemiyor paşa efendi. Babası ise hak veriyor :) İskendersiz olursa çocuk ne yapsın sade yoğurdu :)

Kahvaltı
İlk başlangıçta
1 dilim eti cici bebe bebek ekmeği ya da tam buğday ekmeği
1 adet kibrit kutusu kadar beyaz peynir ( bir gece önceden suda bırakılmış )
1 adet haşlanmış yumurta sarısı ( iki günde bir)
1 tatlı kaşığı pekmez
1 çay kaşığı blenderdan geçirilmiş - çekilmiş cevizi ilk başlarda anne sütü, sonra formül mama ile ıslatarak bulamaç şeklinde verdik.
Zamanla her gün yumurta sarısı koymaya başladık ve ekmeği 2 dilime çıkardık. Yaşlarına geldiğinde kahvaltılarını günlük şişe inek sütü ile ıslattık, yumurtanın beyazını da ekledik kahvaltılarına.


Sebze Çorbası


Sebze çorbası vermeye başlanırken ilk olarak bir kabak, bir havuç, bir patates, 1 kaşık pirinç ve bir kaşık mercimeği haşlayıp, en son 1 kaşık zeytinyağı eklenerek hazırlanıyor. Çelik tencerede pişirilmiş bu çorbayı ince tel süzgeçten geçirerek olabildiğince az pütürlü bir şekilde kaşık ile verdik.




Zamanla yavaş yavaş mevsim sebzelerinden az az eklemeye başladık . Sebze çorbamıza yaz ayları sebzeleri olan bezelye, dereotu, taze fasulye, kuzu ıspanak, semizotu, kırmızı salçalık biber ekledik. Doktorumuzun yönlendirmesi ile Türk yemek kültürüne alışsın diye çorbalarına soğan, domates rendesi ve 3 defa çekilmiş hiç yağsız 90 gr civarı kıyma ekledik. Bu arada yaklaşık 10 aylık olmuştuk. 
Pütürlü yemeye alışsınlar diye Tefal Düdüklü tenceremin içindeki buharlı pişirmeye yarayan daha iri gözlü süzgeçten geçirmeye başladık.
Yaşımıza gelince yukarıdaki saydığımız tüm sebzeleri kış sebzeleri ile değiştirip, sarımsağı ve tuzu ekledik ve bildiğiniz lezzetli mi lezzetli bir yemek oldu. Artık püre yapmaya yarayan, metal tabanlı ezici ile ezip veriyoruz. 

Yavaş yavaş diğer çorba ya da yemeklere geçiş yapmaya çalışsak da şimdilik çok sevmiyorlar yemiyorlar. Yeni çorbalar yapsak da yemiyorlar sanırım geçişimiz biraz zaman alacak.




Muhallebi
Doktorumuzun tavsiyesi üzerine 5,5 aylıkken, gece yatarken Aptamil Kaşık Maması vermeye başladım. Baktım o ay bebekler hızlı kilo aldılar kestim muhallebiyi 10-11 aya kadar çok nadir belki haftada bir verdim. Gelişimlerinde  de sorun olmayınca gerek görmedik.

Ayrıca benimkiler öyle muhallebi yiyince karnı doyup da mışıl mışıl uyuya bebeklerden değil aç da olsa tok da olsa o anne saat başı kaldırılacak, ağlanacak, çağrılacak, annesi azcık rahat edecek diye öyle mışıl mışıl uyuyamazlar :)

1 yaş itibariyle akşamları 3 bardak inek sütüne, 3 dolu kaşık pirinç unu, 1 silme kaşık toz şeker ile muhallebi yapıp gece yatarken yediriyoruz. 13 ay itibariyle hemen hemen her akşam muhallebi veriyoruz. Bazen de Aptamilin kaşık mamalarından veriyorum değişiiklik olsun diye. Sütlü Pirinçliyi severken, Muzlu pirinçliden nefret ediyorlar :)

ilk kaşık maması denemelerimizden
Sanırım çok başarılı değildim
  SU
Nedense formül mama ile beslenen bebeklere su vermek gerekirmiş gibi düşünüyor insan. Hani mamadan sonra iyi gelir gibi :))) Bir de büyükler bu konuda ısrarcı :)
Oysaki mama zaten su ile yapıldığından ve anne sütü de alındığından su verilmemesi gerektiğini belirtiyor uzmanlar. Ayrıca suyun hazmı bebekler için çok daha zor olduğundan aceleci davranmamak lazım. 

Ek Besinlere Geçerken Bilmemiz Gerekenler
  • Ek Besinleri Tek Tek Verin Ve Miktarı Yavaş Yavaş Artırın: 1-2 tatlı kaşığı ile başlayıp eğer ciltte döküntü ya da kızarıklık gibi sorunlar gelişmezse veya sindirim sisteminde problem ortaya çıkmazsa bu miktarı 4-5 kaşığa kadar çıkarabilirsiniz.
  • Tek Bir Besin Yedirin: Aynı anda birkaç ek besin verirseniz, alerjik bir reaksiyon oluştuğunda buna hangi besinin yol açtığını belirlemeniz güçleşir.
  • Besini Reddediyorsa Israr Etmeyin: Çünkü bu besini tümüyle reddetmesine yol açabilirsiniz. Başka bir ek besine geçin ve 1-2 gün sonra tekrar yedirmeyi deneyin.
  • Sebze Ve Meyveler Taze Olsun: Besin içerikleri zengin olmadığı için 1 yaşından önce dondurulmuş sebze ve meyve ile konserve besinler yedirmeyin. Aksi halde vitamin ve mineral eksikliğine bağlı kansızlık ile büyüme geriliği oluşabilir. Bebeğinizin yeterli vitamin ve mineral alabilmesi için taze sebze ve meyve yedirmeye özen gösterin.
  • Yoğurdu Evde Kendiniz Mayalayın: Dışarıda satılan yoğurtlar raf ömrünün uzaması için katkı maddesi içerebiliyor. Evde yapılmış yoğurtlar ise hem daha sağlıklı, hem de bebeklerin gelişiminde önemli bir rol oynayan probiyotikler de içeriyor. Bu nedenle bebeğiniz en azından 1 yaşına gelinceye dek yoğurdunuzu evde kendiniz mayalayın.
 1 yaş öncesinde bebeklere verilmesi yasak olan besinler:
  • Bal: Kabızlık, emme ve yutma güçlüğü, solunum durması, kas zayıflığı gibi belirtilerle ortaya çıkan ve ölüme neden olabilen Botulizm hastalığına yol açabilir. Bu hastalığa Clostridium Botulinum adında, toprak, toz ve balda üreyebilen bir bakteri neden olur. Balı yiyen bebeğin bağırsaklarında toksin üreterek zehirlenme tablosuna yol açar. 1 yaşından sonra az miktarlarda verebilirsiniz. Bal içeren hazır mamaların üretiminde kullanılan bal ise bu tehlikeyi ortadan kaldıracak şekilde yüksek derecelerde ısıtıldığı için bu riski taşımıyor.
  • Tuz: Yani sodyum tüketimi kan basıncını yükselterek aort ve koroner damarlarda erken dönemde damarsal değişikliklere dolayısıyla da kalp –damar ile böbrek hastalıklarına zemin hazırlar. Bunun sonucunda da bebek yetişkinlik dönemine geldiğinde daha erken yaşta, hatta çocukluk çağında bile tansiyon hastası olabiliyor! 
  • Yumurta Akı: Alerjiye neden olabiliyor.
  • İnek Sütü: Alerji, kabızlık ve demir eksikliğine yol açabiliyor.
  • Kakao, Çikolata: Alerjik reaksiyon oluşturabiliyor.
  • Çilek, Kivi: Alerjik reaksiyon oluşturabiliyor.
  • Şarküteri Ürünleri: Aşırı tuz ve nitrat içerdikleri için kalp damar ve böbrek hastalıklarına zemin hazırlayabiliyor.
  • Kuruyemiş Gibi Sert Taneli Besinler: Nefes borusuna kaçma riski var. 

Üçüz annesi önerisi:
  • Tupperware Sihirli inci rende
  • Tel süzgeç , tefal düdüklü tencere buharlı pişirme süzgeci
  • Meta Patat-Ez
  • Amman ha yiyecekleri bebeğinize blenderdan geçirerek yedirmeye alışmayın - alıştırmayın

Bebek Mevlütümüz


Emir &Elif & Ömer'imle
Yılllarrr yıllar var ki bebek mevlütlerinin yeri bende başkadır. Dünyaya gözlerini henüz yeni açmış minicik bir melek için ( yada üç melek :)) ; başta akrabalar olmak üzere büyüklerin; onu seven ve sevecek olan kişilerin bir araya gelerek dua etmeleri, güzel dileklerde ve temennilerde bulunması ne güzel. Hem de uzun zamandır eve hapsolmuş anne için değişiklik ve moral. Abimin oğlu Furkan’cığımın mevlütünde ne kadar özenmiştim. Eminönü’ne gidip itina ile mevlüt şekerini sepetini seçtim, hazırladım. Çok şükür ki Allah kendi çocuklarım için de özenip hazırlanmayı, mevlüt okutmayı nasip etti.

İlk 4 ay ziyaretçinin bile gelmesi yasak olduğunu biliyoruz :) bunu bilmem kaç yazımda daha yazmıştım. Biz de yasağımız kalkar kalkmaz bebekler 5 aylıkken mevlütümüzü yapmaya, bizleri görmek ve iyi dileklerde bulunmak için can atan büyüklerimizi davet etmeye karar verdik. Çok çok eski dostum Selvi'nin ablası Serpil ablanın seve seve mevlütümüzü okuyabileceğini söyledi. Biz de tarihe karar verip başladık hazırlıkları yapmaya :) Bu arada mevlüte çağıracağımız yakınlarımıza erkenden haber verdik, programlarına işlettik :)

Tabii ki yine tüm hazırlıkları yapmak annemin üzerine kaldı :)
Öncelikle Eminönü’ne giderek mevlüt şekeri süslerimizi aldı. Koca torbayı babamla yüklenip geldiler. 

Pembe , mavi keselerin içinde; metal kupalar. İçine  ise bademli çikolatalı drajeler var. Ben şekerleri aldırdığım ufak poşetlerin içine koyarak kupanın içine koydum , uzun süre saklamada akmaz, erimez, kokmaz.

Kupanın üzerine de silikon ile bebek biblolarını yapıştırınca oldu mu size güzel mi güzel, özel mi özel mevlüt şekerimiz :) 
Hoşgeldiniz Ömer & Emir & Elif  - 06.12.2012


Bebek giyim mağazalarındaki mevlüt kıyafetleri en fazla 2-3 aylık bebekler için olduğundan benim 5 aylıklara kıyafet bulamadım. İntentten araştırınca Spunky Kids Firmasının bebeklere özel papyonlu kıyafetlerini beğendim. Firma yetkilisi Emine Hanım ile görüşüp, üçüz bebeklerim nedeniyle evden çıkmadığımı ama bu özel günümüzde özel kıyafete ihtiyacımız olduğunu belirttim. Kendisi bu özel durum için elinden geleni yaptı ve mail ile gönderdiği kıyafet şeçeneklerinden, seçtiğimiz kıyafeti bize kargo ile gönderdi. Teşekkürler Spunky Kids, Emine Hanım bizi büyük bir sıkıntıdan kurtardınız.  

Mevlüt Törenimiz- Emir & Elif& Ömer
İkram için; et kavurma, yaprak sarma pilav ve baklava ikram ettik. Şimdi yazarken rahatsız oldum ama ikramda ne olmalı diye düşünen annelere yardımcı olabilir diye silmiyorum.

5 Mayıs Cumartesi günü, yakınlarımızın katılımıyla Mevlütümüz okundu. Aman ne güzel bir mevlüt oldu. Serpil abla ilahiler, güzel dilekler ve duaları, güzel yüzü ile içimizi gönlümüzü ferahlattı. İçimize dolu dolu sinen bir mevlüt oldu. Elif, Ömer, Emir gariplerim hayatlarında ilk kez bu kadar çok insanı bir arada görmüş olmanın şaşkınlığı içinde olsalar da, genelde rahat atlattık. Odalarından çok çıkmadılar. Mama ve uyku saatlerini aksatmamaya çalıştık. Günü bizim için bir araya gelmiş bir sürü yakınımızın ettikleri dualar ve güzel dileklerle kapattık. Allah isteyen herkese nasip etsin :)
Sevgiler


  

Narin, Nazik, Zarif: Orkide


En sevdiğim çiçekdir, Orkide!

Bence çiçeklerin en narin, en nazik, en zarifi...

Bakımı çok kolay olmasına rağmen; yeteri kadar hassasiyet ve özen gösterilmediğinde   kırılıp küsmüş bir kadın gibi giden, çiçeklerini döken, kuru bir dala dönen.
Yine bir kadın şefkati ile kin bilmeyen, gerekli hassasiyet gördüğünde ve gereği gibi davrandığınızda yine çiçekler açan...

İş yerimde masamdaki orkidem zamanla çiçeklerini döküp kurudu ve uzun süre böyle kaldı. Ne yapsam diye düşünürken Emine'ciğim himayesine aldı çiçeğimi; masasının yanına cam kenarına koydu. 

Hamilelik haberimi aldığımız gün çiçeğim filiz verdi. Sevinçle hamileliğime yorduk ve hamileliğimin sonlarına doğru 2 çiçek açan yukarıda resmini gördüğümüz çiçek bebeklerin doğduğu gün 3. çiçeğini açtı.
Benimle beraber çiçeklendi :)
Üç bebeğime üç çiçek verdi.
Evimizin baş kösesinde yerini aldı..

Sünnet Olduk, Darısı Damatlığımıza



Zaman  geçtikçe değişen alışkanlıklarımız, yıllardır süregelen örf, adet, geleneklerimizin de   zamanla değişmesine neden oluyor. Bundan belki 10 - 15 yıl önce erkek çocuğu olan ailelerin büyük özen, şaşa ve heyecanla yaptırdıkları sünnet merasimleri, çocuk için en uygun zaman değilde bu merasim için maddi imkanların uygun olacağı zamanı yada 2 erkek kardeş ise ufak kardeşin biraz büyüdüğü zaman olurken; günümüzde uzmanlar 2-6 yaş arasında sünnet yapılmasının çocuklar için uygun olmadığını belirtip ya doğar doğmaz yada 6 yaş sonrasında yapılmasını öneriyorlar.

Bencede en iyisi son dönemde yaygınlaştığı gibi yeni doğan sünneti. Yani doğumun 2. günü daha hastaneden çıkmadan sünnetin yapılıp; bebeği de anne babayı da hep akıllarda olacak bu durumdan olabildiğince erken muaf etmek. Ben de bebeklerim doğduklarında sünnet olsunlar istedim. Hatta bebekler kuvözdeyken doktorumuza “şey acaba sünnet ettirebilir miyiz” diye sorup, bebekler can derdinde anne sünnet derdinde diye almıştım ağzımın payını. Aralık başında doğan bebeklerimiz için birkaç aylık olmadan olmaz baharı bekleyelim dedi doktorumuz. Mart ortasında doğdukları hastane olan Medipol Koşuyolu Hastanesinin Çocuk Cerrahi doktoru Op. Dr. Ali KORKMAZ’dan randevu aldık. Ali Bey lokal anestezi için biraz geç kaldığımızı ama prematüre doğdukları için olabilme ihtimali olduğunu. Ameliyathanede gerekirse genel anesteziye dönme ihtimali olduğunu belirtti, kabul ettik. Normalde ilk iki ay bebeklere lokal anestezi ile sünnet yapılıyormuş. 


Ömer & Emir
Gece boyu uyku tutmayan ben ve oğullar

Yazması kolay olsa da, bu dönemde bu kararı vermek hiç kolay olmadı. Günlerce acaba nasıl geçecek , doğru bir karar veriyor muyuz diye düşünmekten gözüme uyku girmedi. Fotoğraftan da anlaşılacağı üzere sünnet günü yorgunluktan ve heyecandan tükenmek üzereydim. Ufak da olsa cerrahi bir işlem olması, operasyon esnasında lokal anesteziden  genel anesteziye dönme ihtimali olması, henüz çok ufak olmaları ihtimalleriyle karar vermek ne zor. Kendin için olsa kapa gözünü tamam de ama minicik bebekler bunlar tüm sorumluluk bizde.
Karar vermemiz kolay olmasa da 4 Nisan Çarşamba sabahı sünnet olduk :) Allah'a şükür genel anesteziye gerek kalmadan lokal anestezi ile gerçekleşti sünnetleri.  Öğleden sonra 3 gibi çıktık hastaneden. Sünnet sonrası çok rahat çişlerini de yapabildiler.  Bezden dolayı da bir sorun olmadı canları yanmadı. Doktorumuzun verdiği merhemleri düzenli  sürdük, ilk gün ağrı kesici fitil kullandık ikinci gün gerek kalmadı bile; çok şükür herhangi bir sıkıntımız olmadan 1 haftada iyileştik. Benim için en zor kısmı sünnet yaralarına pansuman yapmak krem sürmek oldu. Sünnet yerleri bir kaç gün kan kırmızısı oluyor, yazarken bile içim acıyor. Neyse ki canları bizim düşündüğümüz kadar yanmıyor.

Sünnet sonrası Emir  maalesef çok uzun süre erkek sesine, çat,pat,tak, tuk gibi ani seslere, hapşırma ve öksürük seslerine aşırı hassasiyet gösterdi. Uzun bir süre korktu. Bu sesleri duyunca ağladı. Sanırım ameliyathanede operasyon esnasında korktu bir şeylerden. Uzanan zaman içinde bu hassasiyeti  yavaş yavaş düzeldi. Böylelikle atlatmış olduk bu konuyu da, erkek oldu minik adamlar :) Darısı damatlıklarına inşallah...

Üçüz Annesi Önerisi:
  • Yenidoğan Sünneti
  • Medipol Koşuyolu Hastanesi - Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ali KORKMAZ

MAMA, MAMA, MAMA ....



Mama Konusu Çok Uzun Konu Ama Bir Yerden Başlamalı

    Uzun süredir blogu güncelleyemememin nedenidir bu mama konusu. Yazcam yazcam yazamıyorum. Yazmak istiyorum, daha ne yazayım diye düşünürken içim sıkılıyor :(
 Bu konu çok beni çok sıkmış anlaşılan. Ama yaklaşık on yüz bin milyon kez mama hazırlayıp bebek beslemiş biri olarak deneyimlerimi aktarmadan geçmek olmaz dimi.

Üçüz bebeğe anne sütünün yetmeyeceği çok açık; benim sütüm de üç bebeğe ancak 22.g
n yetti. Bebekler kuvözdeyken sütümü her 3 saatte bir sağdım, hastanenin istediğinden çok olanları buzlukta sakladım. Bebekler taburcu olup Hastaneden evimize döndüğümüzde  öğünleri 30-35 cc kadarken; zamanla öğünleri arttı ve sütüm yetmemeye başladı. Doktorumuzu aradık; buraya ismini yazmak istemediğim bir mama markası önerdi bize. Ömer neyse de Elif’imi mahvetti o mama. Bağırsaklarının gurul gurul sesleri dışarıdan duyuluyor. Gaz gaz gaz kıvranıyor. Ne yapacağımı bilemedim. İkiz annesi bir arkadaşımı arayıp hangi mamayı kullandığını sordum, sen doktoru boş ver, deneye yanıla bebeği rahatsız etmeyecek mamayı bulana kadar değiştir, Aptamili öneririm dedi. Sonra her zamanki gibi yine Ebru’ya sordum o da Damla’ya Aptamil kullanıyordu. Aldım bir kutu Aptamil. İyi ki almışım kızım 1 haftanın sonunda rahat etti. Ama bu Aptamili almak mamayı vermek benim için çok zor oldu. Lohusalığın da verdiği hassasiyetle sanki bebeklere kimyasal içiriyormuşum, kötülük ediyormuşum gibi hissediyordum.

Bebeklerin öğünleri zamanla 150 cc lere çıkıp mamasız besleme zaten imkânsız olunca;  mamaların oluşuna, farklı seçenek imkanları oluşuna ve alabilecek imkanımızın olduğuna binlerce kez şükrettim.

İlk günler böyle gelgitlerle geçti ama zamanla mama yapımına alıştık.  Mama suyu olarak mutlaka en az 10 dakika kaynamış ılımış içme suyu kullandık. Daha öncede yazdığım gibi beslenme ile ilgili her türlü ekipmanı her defasında steril ettik. Kaynamış ılımış, bileğe dökülünce ne sıcak ne soğuk hissettirecek ısıdaki mama suyuna her 30cc ye bir ölçek mama koyarak hazırlanıyor mamalar. Ama işin içine bebek konusu girince bu kadar basit olan işlemi yapmak bile kaygı veriyor ya yanlış yaparsam diye.

İlk aylarda mama kutusunun üzerindeki talimata uyarak soğuyan mamayı döktüm. Sonra öğrendim ki 1 saate kadar benmari usulü sıcak suyun içinde mamayı ılıtıp verebilirmişiz bebeklere. Bazı arkadaşlar mamayı hazırlayıp petek üzerinde ağlarsa verelim diye bekletiyormuş ama tazesini hazırlamak en fazla 2 dakika alırken hiç gereği yok bayat mamayı vermeye.

Mamalar bitmeden uykuya dalınmış :) Emir&Ömer 2 Aylık
Milupa- Aptamil bize madalya taksa, iyi varsınız sevgili ömer&elif&emir dese yeridir. Özellikle ilk 7-8 ay varlığım varlığına armağan olsun şeklinde mama maliyetimiz oldu :)
Koca kutu mama 2 günde bitiyor, babamız hergün işten elinde kutu kutu mamalarla geliyor :) Ben bebek sitelerinde Aptamil kampanyaları takip ediyorum :) 
Bebeklerimin canı sağolsun elbette ama üçüz bebek mama ve bez maliyeti öyle böyle değil.Ben üçüz olduğunu öğrendiğimde bebeklar için aldığımız ihtiyaçlar için sponsorluk değilse de en azından belli oranda indirim yapılır diye düşünmüştüm  ama yok tekden hiç bir farkın olmuyor. Bu nedenle üçüz bebek bakmaya giderseniz alınabilecek en güzel hediye mama, bez, ya da daha iyisi bunu alabilecekleri bir bebek mağazasından hediye kartı.İhtiyaç neyse alınsın diye.

Kilosu biraz daha iyi doğan Elif ile Ömer’e direk Aptamil 1 verebilirken;  doğum sonrası 1500 grama kadar düşen Emir'e premature bebek maması olan Aptamil Postdischarge (PDF) maması ile başladım,  ardından Pre Aptamil ile devam ettim. En sonunda üçüne sıra ile Aptamil 1-2 kullandık ve artık kocaman olduğumuzdan Aptamil 3 içiyoruz.

Şimdi mama hazırlama ile ilgili önereceğim en önemli konulardan biri, hani kutunun üzerinde kullanma talimatında bileğinize birkaç damla damlatın diyor ya. İlk damlalar ile sonradan gelen damlalar arasında ısı farkı olabiliyor. 5-6 damladan önce vermeyin.

Beslerken 45 derece eğimli yastık koyup besledik. Beslenme esnasında bebeğin kafası sağa yada sola dönük olsun.  Besledikten sonra 10 dakika dik tuttuk. Dr. Browns’un dar ağır biberonunu sevip emdiler. Çok uzun süre 1 numara akışlı biberon ucunu kullandık, hatta hala 2 numaradayız 3 fazla geliyor.
Beslerken 45 derece eğimli yastık koyup besledik. Beslenme esnasında bebeğin kafası sağa yada sola dönük olsun.  Besledikten sonra 10 dakika dik tuttuk. Dr. Browns’un dar ağır biberonunu sevip emdiler. Çok uzun süre 1 numara akışlı biberon ucunu kullandık, hatta hala 2 numaradayız 3 fazla geliyor. 
Beslerken 45 derece eğimli yastık koyup besledik. Beslenme esnasında bebeğin kafası sağa yada sola dönük olsun.  Besledikten sonra 10 dakika dik tuttuk. Dr. Browns’un dar ağır biberonunu sevip emdiler. Çok uzun süre 1 numara akışlı biberon ucunu kullandık, hatta hala 2 numaradayız 3 fazla geliyor. 



Emir Mert'imi Beslerken
  2 aya kadar zar zor uyandırıp beslediğim, ya da aynı anda birden uyanıp ortalığa ayağa kaldıran bebekler bir baktım 2 aylıkken gece uyurken mama içmeye başladılar. Bu benim en azından biraz olsun psikolojik olarak rahatladığım döneme geliyor. Bebekler ağlamadan ama ben hiç uyumadan sıra ile besledim uykularında. Bu dönemde eşimi işe gidiyor kaldırmadım, Sıra ile besle, gaz çıkar, yatır sabahladım, uyumadım, yıkılmadım, ayaktayım :)

Mama ile ilgili aklıma başka bir şey gelmiyor. Tek bebeği olup ağlayınca bebeğini direk göğsünden beslemek, ısı ayarlaması, steril derdi olmadan hatta bazen yatağından kalkmadan bebeği besleyebilmek Allah tarafından annelere verilmiş en büyük nimetlerden. Anne sütünüzün kıymetini bilin ve minik meleklerinizi lütfen bu mucizeden mahrum etmeyin.

Sevgiler.