1,5 yaş itibariyle Top 10 Oyuncaklar

1, 5 yaş itibariyle Top 10 Oyuncak Listemiz
Oyuncak konusu derin oyuncak konusu uzun :)
En az çocuklar kadar büyüklerin de ilgisini cezbediyor, hatta bazı oyuncaklar büyükler için alınıyor.Alırsın paraları dökersin oynamaz ama alakasız bir şeyle saatler geçirir. Ya da başkasının oyuncağı baldan tatlı gelir. 

Öncelikle her konuda olduğu gibi bu konuda da genelleme yapılmasını sevmiyorum. Ayy aldık hiç oynamadı , boşuna para vermeyin denen bir oyuncağı sizin çocuğunuz sevebilir, ya da aman alma hiç oynamadı denen oyuncağı elinden düşürmeyebilir. Bizde de aşağıdaki oyuncaklardan bazılarıyla hepsi seve seve oynarken bazısına birisi daha çok ilgi gösterip daha çok oynamayı tercih etti.  Oyuncak konusunda şanslıyız, bir çok oyuncağımız oldu; önceleri İpek ve Şeyma teyzeleri bizimle oyuncakları paylaştı; 1. yaş itibariyle doğum günümüzde bir sürü oyuncağımız oldu. 

Bu konuda en çok gelen konu ise aynı oyuncaktan her birine ayrı ayrı alıp almadığımız. Aynı oyuncaktan 3 tane almıyoruz,  almayı uygun bulmuyorum, almayacağım.Bu şekilde farklı oyuncaklar alabilme imkanımız olacak. Umarım ilerde de bu şekilde devam eder. Oyuncak arsızı olmalarını da istemiyorum. Evi tıklım tıklım oyuncakla doldurmak bence doğru değil. İmkanım çok daha fazla olsaydı da fikrim bu şekilde olurdu. Bizdeki oyuncakların hepsinin hakkını gerçekten verdik. Oynuyorlar, oynamayı seviyorlar. Ne kadar çok oyuncakları olursa o kadar çok sevildikleri ve değerleri olduğu anlamına gelmiyor. Bunun bilincinde büyümelerini diliyorum.

Şimdi gelelim benim miniklerimin severek oynadıkları ve sizlere almanızı önereceğim hem eğlendirici hem eğitici TOP10 oyuncak listemize:


1) Turuncu inekcik
Bondigo marka bu oyuncak Ömer'cikin ilk aşkıdır :) diğerleri de sevseler de Ömercik bu oyuncağı elinden düşürmemiş ve bu oyuncak çocukların saklanacak hatıraları kutusunda yerini almıştır :) bebek arabasına beşiğinin kenarına takarak rahatlıkla kullanabilir, bebeğinizin uzun süre oynamasını sağlayabilirsiniz.









2) Fischer Price Mama Sandalyesi Oyuncağı
İşte bu oyuncağın hakkı bizde çoktur. Ek gıdaya geçişte yemek yedirmeye çalışırken çok işimizi gördü. Bebeklerin kafalarını yukarı doğru kaldırmaları  yada ilgilerini çekmek için çok kullandık. Kesinlikle öneririm.



3) Playskool Egzersiz Arkadaşım 
Bu oyuncağı İpek vermişti o kadar çok kullandık o kadar çok sevdiler ki. ilk başlarda anakucağı üzerine oyuncağı kokuyordu, büyüdüklerinde yere yatırıp yandaki fotoğraftaki gibi oynamaya başladılar. Üçü de çok sevdi. Özellikle Emir bu oyuncakla oynarken çok eğlenip heyecanlanıyordu :) Uzanma, çekme, göz koordinasyonu gerketiren bu oyuncak gayet keyifli.

4) Eğitici Köpek
Üçü de seve seve oynadılar eğitici köpekle. Aylarca elimizden düşürmedik, nereye gidersek götürdük. En dikkkat edilmesi gereken yanı ise; zar zor uyuttuğunuz bebekleri beşiklerine koyarlarken ayağınızın çarpması ile (hiiiiiiiiiiiiiiiii) çalmaya başlayan şarkılar, sarıl bana , sen benim arkdaşımsın gibi söylemleri :)  uyanan bebek itina ile tekrar uyutulmaya çalışırken ertesi sabaha kadar zavallı köpekciğin sesi kısılır :)

                                                                              
5) Işık Saçan Kaplumbağa
Aman da aman pek sevdiler bu kaplumbağayı, pek oynadılar. Işıklarının renginin değişmesi çok ilgilerini çekti. Ters çevirip yerde ışığın şekilli yansımasına bayılıyorlardı. Yani bizde esas amacı olan gece lambası görevinden daha çok oyuncak görevi gördü.
                                    
                                   
6) Salıncak
Bebekler 7 aylıklarken misafirliğe gittik. Öykü arkadaşlarının bu salıncağına bayıldı bizimkiler. Salıncakta sessizce yatıp asılı oyuncaklarla oynadılar, uyudular. Aa dedik ne güzel bari biz de bir tane alalım. Gittik aldık getirdik eve aman kimse yüzüne bakmıyor :) kimi içine koysak ağlıyor. Bir kaç ay üzerine bir şeyler koymak için kullanılan bu salıncak zamanla değere  bindi. Salıncağın arkasının tamamen yatıyor olması bebekleri uyuturken de rahatlıkla kullanmamıza imkan verdi. Şimdi gün içinde sallanıyorlar salıncaklarında. Üstelik tırmanma için de kullanıyorlar :) Özellikle Emir için salıncak tam bir aktivite merkezi, tırman, sallan , in , çık oyalanıp duruyor. Bu arada beşiğin arkası tamamen yatıyor böylelikle bir yatık koyup bebeğinizi rahatlıkla uyutabilirsiniz.

7) Eğitici Saat
Bu saat bize 1. yaş doğum günümüzde hediye geldi. Eğitici kısmı yanında özellikle yemek yedirirken çok işimize yaradı. Şarkılarını çok seviyorlar. Guguk kuşu cee diye çıkınca pek gidiyor hoşlarına. Henüz saat öğrenmek için kullanamıyoruz, saat öğrenirken de işimize yarayacağına eminim.
                                                                            

                                                                            8) Fischer Price Eğitici Piyano
Yine doğum günümüzde hediye gelen bir başka oyuncak. Hadi piyano çalalım diyorum oturuyoruz başına. Biliyormuş gibi nota sayfalarını çeviriyorlar :) Yada şarkıları dinliyoruz ve eşlik ediyoruz. Emir ise artık yukarılara çıkmaya çalışırken üzerine çıkıp tabure yerine kullanıyor :) Bence en eğlenceli oyuncaklarımızdan , ben bile oturup çalışıyorum piyanoyu. Umarım gerçek bir müzik aleti çalmayı da ister ve öğrenirler.

                                                                       9) Fischer Price Eğitici Piyano
Yine çok sesli ve doğum günümüzde gelen bir oyuncak ile karşınızdayız :)  Özellikle Elif Hanım pek bir seviyor bu oyuncağı. Oyuncağın  neresine bassanız ses çıkyıor :) Şarkısı çiftlikde ne kadar çok ses var etrafta dolaşan hayvanlarrrr diye başlıyor :)Bu oyuncak da hakkını fazlasıyla verenlerden. İngilizce ve Türkçe seçenekleri var. Üçüz de bu oyuncakla oynamayı seviyorlar, ve uzun süre de daha keyifle oynayacağa benziyorlar.






10) Ve her çocuk gibi Mandallar
Evet benimkiler de başladılar mandallarla oynamaya. Rengarenk mandallarla dakikalarca vakit geçiriyorlar. ağızları ile açıp ellerini sıkıştırana kadar sesleri çıkmıyor :) Balkonda açık havada pek keyifleniyorlar. Her şey yolunda giderken Emir efendi mandalları balkondan  aşağı atmayı keşfetti. Aşağı atar atmaz elini ağzına götürüp "aaaa düttü "( düştü) diyor . O atmamış yani mandal kendisi düşmüş :) Haftada bir yeni paket açıyoruz :)

Blog konsepti dışı bir yazı: İyi ki doğdum :)


         Sevgili okur, doğacaklar, doğdular, birinci yaşları, ilk adımları, ilk sözcükler derken zaman sadece bebeklerim için geçmiyor, ben de büyüyorum ve benim doğum günüm.Yaz çocuğuyum, ikizler burcu, çene kuvvetli, pratik, hızlı,insan ilişkileri kuvvetli. İşte bundandır kışı sevmiyorum, her yıl baharın gelişi ruhuma ilaç gibi gelir. Üstelik artık kış aylarını sevmemem için çok geçerli nedenim var. Kış demek virüs demek, hastalık demek, biri hastalanınca kalan ikisine de geçmesi demek, ateşli bebekler, sümük, uykusuz geceler demek :) Hal böyle olunca kış boyunca yaz aylarının hayalini kuruyorum.

         Son iki yıldır pek zengin giriyorum yeni yaşıma ve pek meşgul :) Gelen çağrıları kaçıyor, mesajlara hemen yanıt veremiyorum. Ömürlük hediyelerim deyip bebeklerimi izleyip yaşlanmanın keyfini çıkarıyorum ve biliyorum ki yaşlanmanın en güzel yanı onların büyüdüklerini izlemek.

Hayatımı bebeklerden önce ve sonra diye kesin olarak ayırmam mümkün. Ne önceki benin bugünle, ne bugünkü benin bebeklerden öncesiyle alakası var. Günlük yaşantımdan, alışkanlıklarımdan, algıladıklarıma, mekânımdan, yanımdakilerden, gidenlerden,  gelenlerden, korktuklarıma, dualarıma, dileklerim kadar tüm hayatım değişti.

Çalışan bir anneyim, sabah 06:40 daki servisime koşarak biniyor, akşamları servisten inip koşarak miniklerime koşarak kavuşuyorum; “Ayyyy annemmmm” diye peşime koşan Elif’im, bacaklarıma sarılan yürütmeyen Emir’im; bana sarılan ve gelmeye çalışan kardeşlerini ısırarak püskürtmeye çalışan Ömer’im karşılıyor beni. Anneme sarılıp öpmek istesem yerlere yatıp ağlıyorlar, ama hangimizi kıskanıyorlar bilmiyoruz :) Sonrası onlar uyuyana kadar peşlerinde koşturuyorum. Uyuduklarında beşiklerine koyarken kokularını içime çekippppp, yeni gün için enerji topluyorum. Günler geçiyor, büyüyorlar, büyüyorum, anneyim hem de üçüz annesi,  zenginim, yorgunum. Minicik eller var ellerimde, hem de sihirli ama onların haberi yok :)

Aşı, Aşı,Aşı 3 bebeğe aynı günde

 

Yenidoğan - bebek bakımı ile ilgili blog yazılır da AŞI konusuna yer vermeden geçilir mi? Hem de üçüz bebek ise elinde ateş ölçer  - ateş düşürücü ile ilaç ile geceler boyu nöbetler tutulmuşsa. Her aşı sonrası bir sonraki aşının  stresi basmışsa.

Hamileyken internetten üçüz bebek ile ilgili bilgi toplamaya çalışıyorum hiçbir yerde özel bir blog , yazı ya da kitaba ulaşamadım. Ancak Kadınlar klübundeki forumlarda benden önce üçüz bebek sahibi olmuş deneyimli anneler ile benimle bebek beklerken gebelik haftası ilerde olan anneler ile bilgi paylaşabiliyoduk, bebekleri izin verdiği sürece :)
Uzman TVden çoğul bebek bakımı ile ilgili video izlerken bir bayan çoğul bebek bakımı sıkıntılarından birinin de aşılar olduğunu söylüyordu. Üç bebek de ateşlenir, üçü de ağlar, üçü de huzursuzdur. 


Bebeğe aşı yapıldıktan sonra birkaç gün yıkamak yasak. O nedenle aşı günü bebeklerin üçünü de yıkayıp gidiyorum. Bir de bu aşı günlerinin 3 bebek +3 yetişkin tas tarak toplanıp çantalarla hadi git, hadi hastanedekilerin meraklı sorularına yanıt ver,  arabaya bin arabadan in ağlayan bebeyi sakinleştir, ağlamayanı uzaklaştır kısmı var ki o da ayrı bir tiyatro :)

İlk ay yapılan Hepatit B aşısında değilde 2. ay kontrolümüzde yapılan bir sürü aşı sonrası anladım ne demek istendiğini :( Elimde ateş ölçer ve fitil sabaha kadar bir o bebek ateşi ölç bir bu bebek ateşi ölç sabahladım. O minnacık bebeklerimin sonrasında onları koruyacak ama şimdilik çok fazla gelen bu mikroplarla savaşlarında çaresiz kalmak çok zor. İşte bu sebepten her aşı günü benim için ızdırapdı. 

Aşı sonrası ateşlenme için doktor Paranox S fitil yazıyor. Yarım olarak bebeklere vermek gerekiyor. Bazı anneler fitili yanında götürüp aşı esnasında hemen  yapıp ateş çıkmadan önlem alıyormuş. Ben ateşin çıkmasını bekleyip seyrine göre ilacı vermeyi tercih ettim.

Bebekler büyüdükçe işte böyle aşı gibi bir çok zorluklar bitse de, yeni dönemin yeni zorlukları çıkıyor. Biliyorum ki annelik görevim bir ömür devam edecek, okula giderken de mezun olurken de, evlendiklerinde de bir ömür;görevim gözlerimi kapamamla bu dünyada sonlanana kadar. Yani aşı konusundan buraya da gelebildim ya kendimi seviyorum :)

Bir de Sağlık Bakanlığı aşı takviminde henüz yer almayan ROTA aşısından bahsetmek lazım. Rota virüs enfeksiyonları tüm dünyada yaygın görünen , özellikle 2 yaş altındaki çocuklarda akut ishale neden olan bir enfeksiyon.  Ağız, dışkı, solunum yoluyla bulaşan bu virüs, okul, kreş gibi toplu yaşana alanlarda salgın olabiliyor. Virüs oyuncakların, eşyaların üzerinde olabiliyor.  

Rota aslında çok tehlikeli bir virüs fakat aşı takviminde yer almaması ve yaptırıp - yaptırmama ailenin inisiyatifine bırakılması nedeniyle önemi tam olarak anlaşılmış değil. İşin maddi boyutundan da bahsetmek lazım. Hele ki 3 bebek olunca aşının maliyeti az değil. Ama etrafımda bebekleri ROTA nedeniyle hastanede yatmak zorunda kalan tanıdıklarım oldu ve aşının yapılması konusunda çok rahat karar verebildik. Ben risk almayı pek sevmem, bu konuda çok riske atılacak bir şey olmadığından aşıyı yaptırmanızı öneririm. 

Geçtiğimiz Cumartesi günü 18. ay Hepatit A ve Karma aşımızı olduk. Bu aşı Sağlık Bakanlığınca aşı listesine yeni dahil edildi. Bundan sonraki ilk aşımız 6 ay sonra 2 yaşında olduğumuzda sonrasında 5. yaşımıza kadar aşımız yok, bu günleri görebildik ya çok şükür :) 

Aşının ateş yapma ihtimali vardı ama ateş de kırgınlık da olmadı, sadece Emir uykuya geçerken çok mızmızlandı ve ağladı; Calpol şurup verdim rahatladı, uyuyabildi. Bir aşı macerası daha böylelikle atlatılmış oldu.

Bu linkten Sağlık Bakalığının Çocukluk Dönemi Aşı Takvimine Ulaşabilirsiniz: http://www.thsk.gov.tr/tr/dosya/bulasici-hastaliklar-db/asi/asi_takvimi_2013.pdf

Kontrole  -  Aşı olmaya giderken Unutmayın:
  • Bebeğin Nüfus Cüzdanını yanınıza almayı unutmayın
  • Aşı Kartını almayı unutmayın
  • Aşıdan sonra bir kaç gün bebeği yıkamak yasak olduğundan bebeğinizi yıkayıp götürün