EK GIDA


EK GIDA / Alışmak çok zor sana

“Ek gıda” insanın kulağına aslında ne hoş geliyor dimi.
Hani bir bebek ek gıdaya geçiyorsa büyümüş de çocukluğa ilk adımını atıyormuş gibi. Hele benim gibi 10 yüz 1000 milyon kez biberonla mama hazırlamış biri için ne büyük değişiklik ve heyecan :) Ama esas heyecan biberondan kaşığa geçmek, halı, koltuk, üst, baş, el yüzü ek gıda ile tanıştırmakmış :)

Doktorumuzun önerisiyle yaklaşık 5,5 aylıkken ek gıdalara geçtik.Çok şanlıyız ki ek gıdaya geçişimiz yaz aylarına denk geldi ve çeşit çeşit meyve sebzeleri taze taze yedirebildik. . Şehir dışındaki çiftliklerden sebze meyve sipariş edip getirtme işine girmedim, bunun sonu yok diye düşünüyorum. Meyve sebzelerimizi ya semt pazarından yada büyük marketlerden aldık

Bu arada ahhh yazması kolay da ne zor alıştılar biberondan kaşığa. Kaşığı emerler ağzı açmazlar, az pütürlü gelse ağızlarında ne varsa tükürürler, 1 ufak kâse çorbayı yarım saat 40 dakikada ancak içerler, kendileri içmekle kalmaz halı koltuk üst başa da içirirler birine yedirmeye çalışırsın diğeri sırada bekler ağlar. Ayyyyy :)  Biraz olsun alıştırabilmiş olmak güzel, Allah geriden gelen ek gıdaya geçecek üçüz annesi arkadaşlarıma kolaylık versin.



Meyve / Meyve Suyu
Ek gıda olarak ilk defa bir kaşık meyve suyu ile başladık.
İlk zamanlarda 1-2 kaşık elma, havuç suyu; sonraları şeftali suyu verdik. Sonra püreye geçtik alerji yapma ihtimali olan kayısı, çilek gibi meyvelerin dışındaki meyvelerin pürelerini verdik. Meyveleri sıkarken ya da püre yaparken metal materyal kullanımı vitaminlerini öldürüyormuş.  Bu yüzden cam rende öneriliyor. Ama cam rende kullanımı da çok zor, kas lazım, güç lazım, sabır lazım :) derkennnn yine Ebru’ya danıştım sen nasıl yapıyorsun arkadaşım diye veeeeee tupperware sihirli inci rende ile tanıştırdı bizi.  
Zamanında limon sıkmak için aldığım bu ürünü bebeklerin meyvelerini hazırlamak için kullandık. Cam rende kadar ince ve güzel püre yapıyor hem de çok daha kısa sürede ve insan gücüyle :) Sol resimdeki limon sıkma aparatının çıktığı pütürlü yüzey ile çok rahatlıkla meyve pürelerini hazırlayabilir isiniz.  Eğer ek gıdaya geçtiniz yada geceçksiniz mutlaka bu ürünü edinin. Üstelik Tupperware ürünleri artık temsilci dışında gitti gidiyor gibi sitelerde de satılıyor.

Meyve suyu hazırlarken ise rendeden geçirdiğimiz püreleri temiz beyaz tülbentlerden geçirip sıktık ve meyve suyunu hazırladık .  Vitamin değeri azaldığından meyveleri hazırlar hazırlamaz yedirmek gerekiyor. Beklemiş meyve suyu, meyve püresi yerine taze taze hazırlayıp yedirin. 





Yoğurt
Günlük, 1lt şişe inek sütü ile hazırlıyoruz çocukların yoğurdunuz. Sütü kaynatıp sonrasında parmağı batırınca ısıracak sıcaklıkta olunca; 1 dolu kaşık maya yoğurdu bir bardağın içine alıp, üzerine bu sütten ekleyip karıştırıp; karıştırışımı sütün içine döküyoruz. Örtülere sarıp 4- 5 saat oda sıcaklığında mayalayıp, 1 kaç saat buzdolabına alıp hazır ediyoruz yoğurdu. Yoğurt yemede  Elif ile Ömer sorun çıkarmazken Ömercik sade yoğurt yemiyor. Yoğurduna muz, pekmez, elma rendesi, nadiren bebe büskivi ekleyerek yediriyoruz bin bir şaklabanlıkla. Yoksa yemiyor paşa efendi. Babası ise hak veriyor :) İskendersiz olursa çocuk ne yapsın sade yoğurdu :)

Kahvaltı
İlk başlangıçta
1 dilim eti cici bebe bebek ekmeği ya da tam buğday ekmeği
1 adet kibrit kutusu kadar beyaz peynir ( bir gece önceden suda bırakılmış )
1 adet haşlanmış yumurta sarısı ( iki günde bir)
1 tatlı kaşığı pekmez
1 çay kaşığı blenderdan geçirilmiş - çekilmiş cevizi ilk başlarda anne sütü, sonra formül mama ile ıslatarak bulamaç şeklinde verdik.
Zamanla her gün yumurta sarısı koymaya başladık ve ekmeği 2 dilime çıkardık. Yaşlarına geldiğinde kahvaltılarını günlük şişe inek sütü ile ıslattık, yumurtanın beyazını da ekledik kahvaltılarına.


Sebze Çorbası


Sebze çorbası vermeye başlanırken ilk olarak bir kabak, bir havuç, bir patates, 1 kaşık pirinç ve bir kaşık mercimeği haşlayıp, en son 1 kaşık zeytinyağı eklenerek hazırlanıyor. Çelik tencerede pişirilmiş bu çorbayı ince tel süzgeçten geçirerek olabildiğince az pütürlü bir şekilde kaşık ile verdik.




Zamanla yavaş yavaş mevsim sebzelerinden az az eklemeye başladık . Sebze çorbamıza yaz ayları sebzeleri olan bezelye, dereotu, taze fasulye, kuzu ıspanak, semizotu, kırmızı salçalık biber ekledik. Doktorumuzun yönlendirmesi ile Türk yemek kültürüne alışsın diye çorbalarına soğan, domates rendesi ve 3 defa çekilmiş hiç yağsız 90 gr civarı kıyma ekledik. Bu arada yaklaşık 10 aylık olmuştuk. 
Pütürlü yemeye alışsınlar diye Tefal Düdüklü tenceremin içindeki buharlı pişirmeye yarayan daha iri gözlü süzgeçten geçirmeye başladık.
Yaşımıza gelince yukarıdaki saydığımız tüm sebzeleri kış sebzeleri ile değiştirip, sarımsağı ve tuzu ekledik ve bildiğiniz lezzetli mi lezzetli bir yemek oldu. Artık püre yapmaya yarayan, metal tabanlı ezici ile ezip veriyoruz. 

Yavaş yavaş diğer çorba ya da yemeklere geçiş yapmaya çalışsak da şimdilik çok sevmiyorlar yemiyorlar. Yeni çorbalar yapsak da yemiyorlar sanırım geçişimiz biraz zaman alacak.




Muhallebi
Doktorumuzun tavsiyesi üzerine 5,5 aylıkken, gece yatarken Aptamil Kaşık Maması vermeye başladım. Baktım o ay bebekler hızlı kilo aldılar kestim muhallebiyi 10-11 aya kadar çok nadir belki haftada bir verdim. Gelişimlerinde  de sorun olmayınca gerek görmedik.

Ayrıca benimkiler öyle muhallebi yiyince karnı doyup da mışıl mışıl uyuya bebeklerden değil aç da olsa tok da olsa o anne saat başı kaldırılacak, ağlanacak, çağrılacak, annesi azcık rahat edecek diye öyle mışıl mışıl uyuyamazlar :)

1 yaş itibariyle akşamları 3 bardak inek sütüne, 3 dolu kaşık pirinç unu, 1 silme kaşık toz şeker ile muhallebi yapıp gece yatarken yediriyoruz. 13 ay itibariyle hemen hemen her akşam muhallebi veriyoruz. Bazen de Aptamilin kaşık mamalarından veriyorum değişiiklik olsun diye. Sütlü Pirinçliyi severken, Muzlu pirinçliden nefret ediyorlar :)

ilk kaşık maması denemelerimizden
Sanırım çok başarılı değildim
  SU
Nedense formül mama ile beslenen bebeklere su vermek gerekirmiş gibi düşünüyor insan. Hani mamadan sonra iyi gelir gibi :))) Bir de büyükler bu konuda ısrarcı :)
Oysaki mama zaten su ile yapıldığından ve anne sütü de alındığından su verilmemesi gerektiğini belirtiyor uzmanlar. Ayrıca suyun hazmı bebekler için çok daha zor olduğundan aceleci davranmamak lazım. 

Ek Besinlere Geçerken Bilmemiz Gerekenler
  • Ek Besinleri Tek Tek Verin Ve Miktarı Yavaş Yavaş Artırın: 1-2 tatlı kaşığı ile başlayıp eğer ciltte döküntü ya da kızarıklık gibi sorunlar gelişmezse veya sindirim sisteminde problem ortaya çıkmazsa bu miktarı 4-5 kaşığa kadar çıkarabilirsiniz.
  • Tek Bir Besin Yedirin: Aynı anda birkaç ek besin verirseniz, alerjik bir reaksiyon oluştuğunda buna hangi besinin yol açtığını belirlemeniz güçleşir.
  • Besini Reddediyorsa Israr Etmeyin: Çünkü bu besini tümüyle reddetmesine yol açabilirsiniz. Başka bir ek besine geçin ve 1-2 gün sonra tekrar yedirmeyi deneyin.
  • Sebze Ve Meyveler Taze Olsun: Besin içerikleri zengin olmadığı için 1 yaşından önce dondurulmuş sebze ve meyve ile konserve besinler yedirmeyin. Aksi halde vitamin ve mineral eksikliğine bağlı kansızlık ile büyüme geriliği oluşabilir. Bebeğinizin yeterli vitamin ve mineral alabilmesi için taze sebze ve meyve yedirmeye özen gösterin.
  • Yoğurdu Evde Kendiniz Mayalayın: Dışarıda satılan yoğurtlar raf ömrünün uzaması için katkı maddesi içerebiliyor. Evde yapılmış yoğurtlar ise hem daha sağlıklı, hem de bebeklerin gelişiminde önemli bir rol oynayan probiyotikler de içeriyor. Bu nedenle bebeğiniz en azından 1 yaşına gelinceye dek yoğurdunuzu evde kendiniz mayalayın.
 1 yaş öncesinde bebeklere verilmesi yasak olan besinler:
  • Bal: Kabızlık, emme ve yutma güçlüğü, solunum durması, kas zayıflığı gibi belirtilerle ortaya çıkan ve ölüme neden olabilen Botulizm hastalığına yol açabilir. Bu hastalığa Clostridium Botulinum adında, toprak, toz ve balda üreyebilen bir bakteri neden olur. Balı yiyen bebeğin bağırsaklarında toksin üreterek zehirlenme tablosuna yol açar. 1 yaşından sonra az miktarlarda verebilirsiniz. Bal içeren hazır mamaların üretiminde kullanılan bal ise bu tehlikeyi ortadan kaldıracak şekilde yüksek derecelerde ısıtıldığı için bu riski taşımıyor.
  • Tuz: Yani sodyum tüketimi kan basıncını yükselterek aort ve koroner damarlarda erken dönemde damarsal değişikliklere dolayısıyla da kalp –damar ile böbrek hastalıklarına zemin hazırlar. Bunun sonucunda da bebek yetişkinlik dönemine geldiğinde daha erken yaşta, hatta çocukluk çağında bile tansiyon hastası olabiliyor! 
  • Yumurta Akı: Alerjiye neden olabiliyor.
  • İnek Sütü: Alerji, kabızlık ve demir eksikliğine yol açabiliyor.
  • Kakao, Çikolata: Alerjik reaksiyon oluşturabiliyor.
  • Çilek, Kivi: Alerjik reaksiyon oluşturabiliyor.
  • Şarküteri Ürünleri: Aşırı tuz ve nitrat içerdikleri için kalp damar ve böbrek hastalıklarına zemin hazırlayabiliyor.
  • Kuruyemiş Gibi Sert Taneli Besinler: Nefes borusuna kaçma riski var. 

Üçüz annesi önerisi:
  • Tupperware Sihirli inci rende
  • Tel süzgeç , tefal düdüklü tencere buharlı pişirme süzgeci
  • Meta Patat-Ez
  • Amman ha yiyecekleri bebeğinize blenderdan geçirerek yedirmeye alışmayın - alıştırmayın

0 yorum: